Etiket: değişim


Konfor alanı, kişinin kendini en rahat ve güvende hissettiği görünmez bir bölgedir. Rutin olarak yaptıklarımız, alışkanlıklarımız konfor alanımızın içindedir. Örneğin; sürekli aynı yemekleri sipariş etmek, aynı gazeteyi okumak, hep aynı yerde tatil yapmak, hep aynı yoldan gitmek konfor alanımızı tanımlar. Ancak konfor alanı -kulağa çok sakin ve huzurlu bir tanım gibi gelse de- aslında mevcut durum ile idare etmek, risk almaktan kaçınmak ve en kötüsü de aslında yeniliklere açık olunmayan tehlikeli bir bölgedir.
İnsanın ilkel zihniyeti yalnızca kişinin temel ihtiyaçlarını göz önünde bulundurur ve bununla yetinmek ister. Fazlası konfor alanından çıkmak anlamına gelir ve bu noktada kişide atalet duygusu ağır basar. Çoğu insan hafta başında diyete ve spora başlama kararı alır, ancak mevcut alanınızdan çıkıp yeni şeyler deneyimleyeceğiniz için stresli hisseder ve konfor alanınız buna engel olduğu için böyle kararlardan çabuk vazgeçersiniz.
Konfor alanı, insanın kendi yarattığı bir tuzaktır aslında. Her gün işe gidip mesai süresince görevlerimizi yerine getirerek aslında her şeyin yolunda gittiğini düşünürüz. Çünkü yıllardır orada çalışıyor ve işimize de çok hakim olduğumuzu düşünüyoruzdur. Aslında bu düşülecek en büyük yanılgılardan biridir. “Her şeye aşinayım, her şeyin akışındayım” mantığıyla ilerlemek kişinin sürekli kendini tekrar etmesinden başka hiçbir şeye yaramayacak, aksine onu olduğu yerde geriletecektir.
UNESCO yaşlılık tanımı şöyledir; “Bir insan konfor alanı dışına çıkamıyorsa yaşlıdır. Kişi yeni şeyler öğrenmiyorsa, artık şaşırmıyorsa, çoğu şeyi bildiğini düşünüyorsa, merak etmiyorsa, keşfetmiyorsa yaşlıdır. Gelişim için cesaret ve konfor alanını terk etmek gereklidir.”
Nissan Motor’dan Norio Kugure, müdürünün ona söylediklerini şöyle aktarıyor. “İşini altı ay boyunca hiçbir değişiklik yapmadan aynen devam ettirecek olursan, hiçbir gelişme ve iyileşme sağlayamazsın.”
Peki, bizler konfor alanımızdan çıkmak için neler yapabiliriz?
Değişim ve dönüşümü yakalamak için konfor alanımızın verdiği esaretten kurtulmaya cesaret etmeniz gerekiyor. Öncelikle konfor alanınızı belirlemeli ve bundan kurtulmak için kendinize hedefler koymalısınız; sahip olduğumuz alışkanlıkları değiştirmeli ve risk almaktan korkmamalısınız.
Gelişen dünyada her şey çok hızlı ilerliyor. Hangi alanda kariyerimizi sürdürürsek sürdürelim her gün bilgi ve becerilerimizin üzerine bir yenisini eklemezsek maalesef fark edilemeyen, kimse tarafından tercih edilmeyen kişiler olarak kariyerimize devam etmekten öteye geçemez ve ilerleyemeyiz.
Yapılan araştırmalar stresin ve risk almanın kişinin performansını yükselttiğini ve yaratıcılığını arttırdığını gösteriyor. Bunu destekleyen bir örnek olarak, başarılı insanlara baktığımızda konfor alanlarına sıkışıp kalmadıklarını ve sürekli bir değişim halinde olduklarını gözlemleyebiliriz. Başarılı insanlar, sahip oldukları şeylerin rehavetine kapılmaz ve konfor alanlarının onları engellemesine izin vermezler. Her zaman erken kalkmaya, üretmeye, çalışmaya odaklı insanlar olurlar ve bu sayede aktif bir şekilde kariyerlerine devam ederler.
Kurumsal hayatta faydasını çok gördüğümüz SWOT analizini (güçlü yönler, zayıf yönler, fırsatlar ve tehditler) kişisel olarak kendinize uygulayabilir ve konfor alanınızdan nasıl çıkacağınız ile ilgili bir harita çıkartabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken konfor alanınız dışında yapmak istediğiniz değişim için kendinize bir hedef koymaktır. Bu hedef yapmak istediğiniz değişimi gerçekleştireceğiniz süre ve/veya değişimde ulaşmak istediğiniz bir seviye olabilir. Sonrasında bu hedefe ulaşmak için sahip olduğunuz güçlü yanlarınızı ve zayıflıklarınızı listeyebilrisiniz. Hedefinize ulaşmanızda sizin dışınızda gelişebilecek engelleri yani tehditleri ve yararlanabileceğiniz fırsatları da listelediğinizde geriye kalan bunlardan yararlanarak kendinze bir yol haritası oluşturmaktır. Bu yol haritanızda zayıflıklarınızı giderecek uygulamalar, tehditlere karşı alacağınız önlemler ve fırsatlar karşınıza çıktığında yararlanmak için izleyeceğiniz yollar olmalıdır. Güçlü yanlarınızın bilinciyle oluşan özgüvenle yol haritanızdaki uygulamaları gerçekleştirdiğinizde yapmak istediğiniz değişimi konfor alanınızdan çıkarak kolaylıkla başabilirsiniz.
Kişi mevcut durumunun dışına çıkacağı bir alan söz konusu olunca stresli, kaygılı ve endişeli hisseder. Aslında bu kısım “öğrenme alanı” dediğimiz kısımdır ve yeni bilgiler edineceğimiz, beceriler kazanabileceğimiz bir bölgedir ve gelişim burada başlar.
Konfor bölgenizin dışına çıkmak, ilk başta rahatsız hissettirse bile bunu gelişiminiz için mutlaka yapmanız gerekir. Sizi zorlayacak mekanizmaları küçük de olsa devreye soktuğunuzda, hiçbir şeyin başlangıçta korktuğunuz kadar kötü olmadığını keşfedebilirsiniz.
İnsanın gelişimi yaşamının sonuna kadar devam eder. Bu yüzden kendinize yatırım yapmalısınız. Tekdüze bir yaşamdan kaçınmak ve bilmediğiniz alanları keşfederek kendinizi sürekli geliştirmelisiniz.
Bunun için bazı alışkanlıklarınızı değişik şekilde yaparak başlayabilirsiniz. Göreceksiniz ki, farklılıklar hoşunuza gidecek. Siz yıllardır kendi içinizde düzeninizi koruyor olduğunuzu düşünebilirsiniz, ancak yıllar içinde siz de değişmiş ve aslında hoşunuza gidecek şeyleri deneyimlemediğiniz için hala onlardan hoşlandığınızı sanıyor olabilirsiniz.
Diğer yandan gündemi ve teknolojiyi yakından takip etmeli, okumayı alışkanlık haline getirmelisiniz. Sadece iş hayatında değil, normal hayatta da sizi geliştirecek alanları merak edip araştırmaya çalışmalısınız. Yeni bilgiler beynimizin aktif çalışmasına yardımcı olurken ufkumuzu da geliştirir.
Bazı insanlar konfor alanının içinde o kadar sıkışmıştır ki, teknoloji çağında olmamıza rağmen ihtiyaç duyduğu bilgiyi internette bir arama motoruna yazıp bulmaktan bile imtina edip, ihtiyacı olan bilgi eline hiç uğraşmadan ulaşsın ister ve hemen yakınındaki birine sorar veya yaptırmak ister. Örneğin, iş hayatında çoğu kişi buna çok meyillidir; bir konuda yardıma ihtiyaç duyduğunda kolay yoldan işini halletmek için bu yönteme başvururlar. Konfor alanınızı terketmek için, böyle bir durumla karşılaştığınızda kendinize “bunu ben yapabilir miyim?” diye sormalı ve birinden yardım almadan buna ulaşmayı denemelisiniz. Öğrenme alanına geçtiğinizde bunu kendi başınıza çözüyor olmanız sizin performansınızı da arttıracaktır.
Konfor alanından çıkmak için izleyeceğiniz diğer yol şöyledir; idol olarak gördüğünüz kişileri ya da rakiplerinizi takip edip onların başarılarını gözlemleyerek kendi performansınızı nasıl ve ne şekilde arttırmanız gerektiğini analiz ederek harekete geçebilirsiniz.
İşimizde ve kariyerimizde öğrendikçe, davranışlarımızı uyarlamamız gereken durumlarla sürekli olarak karşı karşıya kalırız ve ancak bu şekilde konfor alanımızdan uzaklaşabiliriz.
İnsanları hayallerini takip etmekten ve yeniliklerden alıkoyan en büyük bariyer konfor alanıdır. Başarısızlık veya “hata yaparım” korkusu konfor alanınızdan çıkmaya cesaret edemediğiniz sürece sizi sürekli tedirgin etmeye devam edecektir. Öğrenme alanına ufak dahi olsa bir adım attığınızda çemberin diğer tarafına geçecek ve konfor alanının insanı nelerden alıkoyabileceğini kendi gözlerinizle göreceksiniz.
Hayalleriniz ve başarabilecekleriniz mi, yoksa konfor alanı ve monoton alışkanlıklarınız mı? Yeni yılda kendiniz için bir şey yapın ve zaman kaybetmeden küçük bir adım atarak konfor alanınızdan hemen çıkın.