<br />
<b>Notice</b>:  Function _load_textdomain_just_in_time was called <strong>incorrectly</strong>. Translation loading for the <code>astra-addon</code> domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the <code>init</code> action or later. Please see <a href="https://developer.wordpress.org/advanced-administration/debug/debug-wordpress/">Debugging in WordPress</a> for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in <b>/home/profiscom/domains/profis.com.tr/public_html/wp-includes/functions.php</b> on line <b>6260</b><br />
<br />
<b>Notice</b>:  Function _load_textdomain_just_in_time was called <strong>incorrectly</strong>. Translation loading for the <code>astra-sites</code> domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the <code>init</code> action or later. Please see <a href="https://developer.wordpress.org/advanced-administration/debug/debug-wordpress/">Debugging in WordPress</a> for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in <b>/home/profiscom/domains/profis.com.tr/public_html/wp-includes/functions.php</b> on line <b>6260</b><br />
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sanal Ofis Nedir ve Avantajları Nelerdir? arşivleri - PrOfis</title>
	<atom:link href="https://profis.com.tr/category/sanal-ofis-nedir-ve-avantajlari-nelerdir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://profis.com.tr/category/sanal-ofis-nedir-ve-avantajlari-nelerdir/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 18 Mar 2022 12:29:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.1</generator>

<image>
	<url>https://profis.com.tr/wp-content/uploads/2022/11/cropped-profis_favicon-32x32.webp</url>
	<title>Sanal Ofis Nedir ve Avantajları Nelerdir? arşivleri - PrOfis</title>
	<link>https://profis.com.tr/category/sanal-ofis-nedir-ve-avantajlari-nelerdir/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>5S Nedir?</title>
		<link>https://profis.com.tr/5s-nedir/</link>
					<comments>https://profis.com.tr/5s-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[profis]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Mar 2022 12:29:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sanal Ofis Nedir ve Avantajları Nelerdir?]]></category>
		<category><![CDATA[5S]]></category>
		<category><![CDATA[ayıklama]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin]]></category>
		<category><![CDATA[düzen]]></category>
		<category><![CDATA[kaizen]]></category>
		<category><![CDATA[seiketsu]]></category>
		<category><![CDATA[seiri]]></category>
		<category><![CDATA[seiso]]></category>
		<category><![CDATA[seiton]]></category>
		<category><![CDATA[shitsuke]]></category>
		<category><![CDATA[standartlaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[taiichi ohno]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://profis.com.tr/?p=2144</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde, rekabet koşullarıyla başa çıkabilmenin başlıca yolu, müşteriyi odak noktasında tutmaktır. Bu nedenle çalışırken kullanacağımız her unsurun ve her faaliyetin bu amaçlar doğrultusunda gerçekleşmesi hem bize hem de müşteriye katma değer sağlar. Japonların tüm insanlığa hediyesi olan 5S yöntemi, tam da bunun için uygulanır. Özellikle sanayi ve üretim sistemleri için çıkmış olsa da, iş hayatından [&#8230;]</p>
<p><a href="https://profis.com.tr/5s-nedir/">5S Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-spotify wp-block-embed-spotify wp-embed-aspect-21-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="ast-oembed-container " style="height: 100%;"><iframe title="Spotify Embed: 5S Nedir?" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/0337xhnL4UAZn8zq3Q73LY?si=8ddafa46bb2b49f9&#038;utm_source=oembed"></iframe></div>
</div></figure>



<span id="more-2144"></span>



<p>Günümüzde, rekabet koşullarıyla başa çıkabilmenin başlıca yolu, müşteriyi odak noktasında tutmaktır. Bu nedenle çalışırken kullanacağımız her unsurun ve her faaliyetin bu amaçlar doğrultusunda gerçekleşmesi hem bize hem de müşteriye katma değer sağlar. Japonların tüm insanlığa hediyesi olan 5S yöntemi, tam da bunun için uygulanır. Özellikle sanayi ve üretim sistemleri için çıkmış olsa da, iş hayatından genel yaşama kadar faydasını gördüğümüz bir yöntem olduğunu söyleyebiliriz.<br>5S, israfı önlemek ve verimliliği artırmak için çalışma ortamının temiz, düzenli ve kullanıma uygun bir şekle dönüştürülmesinde kullanılan bir yöntemdir. Japonların II. Dünya Savaşı sonrasında içinde bulundukları ekonomik şartlarda ortaya çıkmış bir anlayıştır ve kurucusu Taiichi Ohnodur.</p>



<p><br>Taiichi Ohno, Amerikalı firmalarla rekabet edebilecek üretim sistemleri geliştirmek amacıyla Toyota yöneticileriyle birlikte yaptığı Amerika seyahatinde Henry Ford tarafından geliştirilen, yığınlar halinde ve tahmine göre üretim yapıp üretimden sonra kalite kontrolü yapılması esasına dayanan bir kitle üretim sistemi olduğunu fark etmiş ancak bu sistemi benimsememiştir. Çünkü savaştan sonra sınırlı olan doğal kaynaklar, iş gücü ve sermaye kaynaklarının yetersizliği gibi durumlar da ilave edilince Japonya, iktisadi varlığını devam ettirebilmek için kaynaklarını mümkün olan en düşük maliyetlerle nasıl kullanabileceğini düşündü. Bu da Toyota üretim sistemine temel oluşturan bir üretim tekniğini -günümüze kadar gelmiş bir kültür anlayışını- oluşturdu. Bu anlayış ile, ürün esaslı strateji yerine küresel pazarlarda rekabeti esas alan, üretimde çokluk, çeşitlilik ve esnekliği öngören “Yalın Üretim” adlı yeni üretim sistemini geliştirdi. Yalın Üretim, ürün ve hizmet yaratma sürecini israflardan arındırıp sadeleştirerek sunulan değeri mükemmelleştirmek ve bu yolla firma karlılığını arttırmak amacını taşıyan kavram, sistem ve teknikler bütünüdür. Yalın üretim, temelde seri üretimin yerine alternatif olarak gösterilen Japon imalat tekniklerini bir bütün olarak tanımlar ve imalat alanında bütünsel bir dönüşümü ifade eder.</p>



<p><br>Örneğin, otomobillerin bütün parçaları üretildikten sonra, montaj sürecine hazır hale geldiğinde gemiye yükleniyor ve montaj işlemi gemide yapılıyordu. Böylelikle katma değeri olmayan bir işi de transfer süreci içinde çözmüş oluyorlar ve bu sayede toplam üretim süresi düşüyordu.</p>



<p><br><strong>5S<em> Nedir?</em></strong><br>Düzensiz ve dağınık bir çalışma ortamı en başta çalışan motivasyonunu etkiler. Bunun için Japonlar’ın “kaliteli ürün üretimi ve verimli bir çalışma ortamı için gereksiz unsurlardan arındırılmış temiz bir çalışma ortamı gereklidir” tanımı oldukça doğrudur.</p>



<p><br>5S, Japonca’da Temizlik-Düzen anlamına gelen ve “S” ile başlayan kelimelerden oluşan bir ekip faaliyetidir. 5S kabaca insanların aklında düzenli ve tertipli bir iş yeri kurmak için yapılan üretim hazırlık faaliyetleri gibi bir tanım oluştursa da 5S temizlik ve düzenden daha fazlasıdır.<br>5S ‘in ilk adımı “Ayıklama” ile başlar ve “Gerekli olanla gereksiz olanı ayır “tanımlamasını yapar. Temel düşüncesi israfı ortadan kaldırmak olduğundan 5S faaliyeti de akış içerisindeki israfı ve problemleri ortaya çıkartan ve bizi kaizene teşvik eden oldukça etkili bir iş yapış yöntemidir. Kaizen ile ilgili blog içeriğine buradan ulaşabilirsiniz.<br>Aslında bu faaliyetin Japonya’daki orijinal hali ilk olarak 4S şeklinde tanımlanmıştır. Ancak Toyota, Japonya dışındaki ilk yatırımlarını başlatıp lokal iş gücünden yararlanmaya başladığında bu ülkelerdeki çalışanların disiplin problemleri olduğunu fark etmiş ve bunun içinde temel faaliyet olan 4S ‘e ek olarak Shitsuke – Disiplin maddesini ekleyerek çözüm bulmuşlardır.</p>



<p><br>5S uygulamalarında genellikle faaliyetlerden daha çok bahaneler ön plana çıkar. 5S’i uygulamak için hiçbir zaman vakit yoktur ve yer darlığından 5S kurallarına uyulmaz. Hatta bazen proses gereği kirlilik olmazsa olmazdır. Akış 5S formuna göre düzenlenmediğinde israfa açık bir akış ortaya çıkacaktır. Eğer malzemeleri ve ürünleri koyacak yeriniz yoksa fazla üretim, aynı zamanda stok mudası işlediğinizi zaten itiraf etmiş oluyorsunuz. 5S ayrı bir faaliyet olarak ele alınmamalı, bir iş yapış yöntemi olarak düşünülmelidir.</p>



<p><br>5S sadece üretimde değil aynı zamanda ofis ortamında da oldukça başarılı bir şekilde uygulanabilen bir faaliyettir. Ofis verimliliği çalışmalarında da 5S temel bir uygulama konusu olarak işlenmektedir. Özellikle, gereksiz unsurlardan ayrılmış ve bilgiye 30 saniyede ulaşma kuralı ile bilgi düzenlemesi yapılarak kurulan 5S faaliyetlerinin ofis içi verimliliği arttırdığı bir çok kez tecrübe edilmiştir. Ayrıca, iş akışının görselleştirilmesi ve görsel yönetim içinde oldukça yararlıdır.</p>



<p><br>5S beş Japonca kelimeden gelir: Her bir S, beş aşamalı bir süreci temsil etmektedir:<br>Seiri (Ayıklama) / Seiton (Düzen) / Seiso (Temizlik) / Seiketsu (Standartlaştırma) / Shitsuke (Disiplin)</p>



<p><br><strong>1) <em>Seiri – Sort – Ayıklama</em></strong></p>



<p><br>Bu basamağın temel amacı, gereksiz olan her şeyin çalışma ortamından uzaklaştırılmasıdır.<br>Sınıflandırma işleminde size kolaylık sağlayacak bir yöntem de kırmızı etiket tekniğidir. Kırmızı etiketleme, öğeleri tanımlamanın görünür bir yoludur.<br>Bunun için çalışma ortamındaki herkes, iki farklı renkteki yapışkanlı kağıt parçalarını kullandıkları ya da kullanmadıkları bütün ofisteki malzemelerin üzerine yapıştırmaları gerekir. Örneğin, kullandıkları eşyalara yeşil, kullanmadıklarına ise kırmızı bir işaret koymaları yeterli olacaktır.<br>Böylelikle ofiste boş yere yer kaplayan gereksiz nesnelerin belirlenmesi sağlanır. Bunlar bir an önce temizlenerek ofis alanından fayda, geçiş kolaylığı ile düzenli ve ferah bir görünüm sağlanması hedeflenir. Daha sonra bu gerekli araçlar en fazla kullanan kişilere daha yakın olacak şekilde yerleştirilir.<br>Bu aşamada amaç işimize katkısı olmayan her şeyi ortamdan uzaklaştırmak ve alan kazanmaktır. Basitçe bu aşama gerekli olmayanların ayıklanıp, çalışma alanının düzenlenmesi şeklinde tanımlanabilir. Burada kritik olan ise, “atmayalım lazım olur” düşüncesiyle stok yapmak değil “Buna gerçekten ihtiyacım var mı?” sorusunun sorulmasıdır. Eğer cevabınız, “var” ise hemen ardından, “Ne kadar gerek var? Ne zaman gerek var?” sorularının sorulmasıdır. Cevap “yok” ise, malzeme ortadan kaldırılmalıdır. Etkin bir sınıflandırma, iş yerindeki karmaşayı büyük oranda çözecek ve çalışanlara daha düzenli, gereksiz nesnelerden arınmış yalın bir çalışma ortamı yaratacaktır.</p>



<p><em><br><strong>2) Seiton – Set in Order &#8211; Düzen</strong></em></p>



<p><br>Yalın Kavramlar Sözlüğü’nde “Seiton”, gerekli olan kalemleri tertipli ve kolay kullanmaya uygun şekilde düzenlemek olarak tanımlanmıştır. Başka bir ifadeyle, nesnelerin gruplandırılması ve gereksiz olanların ayrıştırılması işleminden sonra, çalışma alanı içerisinde yer alacak olan nesnelerin uygun yerlere yerleştirilmesi aşamasıdır.<br>Eşyaların düzenli olması, gerekli eşyaların kısa sürede bulunmasına ve böylece zaman tasarrufuyla birlikte verimliliğin artmasını sağlar. Bir çalışma ortamında düzen olmaması iş kaybı, aşırı yorulma, fazladan insan enerjisi kullanımı nedeniyle güvensiz bir çalışma ortamı ve zaman kaybı oluşturur.<br>Seiton, sürekli ihtiyaç duyulan ekipman, demirbaş gibi malzemelerin bulunmasını ve kullanılmasını kolaylaştırmak amacıyla yapılan dizme, düzenleme ve tertip işidir. Yazılı bir kaynak ya da malzemeye 30 saniyede ulaşmayı amaçlar.<br>Seiton yöntemi ile herkesin her şeyi aynı adla tanıyacak olması, her şeyi herkesin aynı yerden alıp aynı yere bırakacak olması, her şeyin bir rafı ve bir yeri olması, aranılan eşyanın 30 saniyede bulunarak 30 saniyede de yerine konması hedeflenir.</p>



<p><strong><em>3) Seiso – Shine – Temizlik</em></strong></p>



<p><br>Üçüncü S, temizliğin tam anlamıyla yapılması; tüm çalışma ortamının, malzemelerin, kullanılacak makine ve teçhizatın temizlenmesi aşamasıdır. İş istasyonundaki anormallikler bu aşamada fark edilebilir. Çünkü temizlik aslında bir muayenedir. Böylece problemler yaşanmadan evvel tespit edilip önlem alınması sağlanabilir. Temizlik; sadece temizleyerek eşyayı güzel görünür hale getirmek değildir. Temizlik; sistemli ve sürekli olmayı sağlar.</p>



<p><br><strong><em>4) Seiketsu – Standardized – Standartlaştırma</em></strong></p>



<p><br>Bu aşama, ilk 3 S’nin işleyişinin ve başarısının kontrol edildiği, yapılan çalışmaların sonuçlarının değerlendirilerek en uygun şekilde standardizasyonun sağlandığı aşamadır. Seiketsu aşaması, ilk 3 S’nin disiplin içerisinde uygulanıp uygulanmadığından sorumludur.<br>Standartlaştırma ile her bir adımda yapılacak işler standart hale getirilerek kontrolü kolaylaşır ve hataların bulunması sağlanır. Ayrıca iş güvenliği sağlanmış olur, çevre kirliliğinin olmadığı, düzenli ve temiz bir çalışma ortamının sürekliliği oluşur. Standartlar belirlenmeli ve belirlenen standartlara uyulmalıdır ki, planların gerisinde kalmanın ve geriye dönüşlerin önüne geçilebilsin.</p>



<p><br><strong>5<em>) Shitsuke – Sustain – Disiplin</em></strong></p>



<p><br>Standartlar oluşturulduktan ve disiplin sağlandıktan sonra sistem korunmazsa, her şey tekrar ilk hâline geri dönecektir. Bu nedenle sistemin sürekli olarak denetim altında tutulması, çalışanların sorumluluk almalarının ve sistemi sahiplenmelerinin sağlanması gerekmektedir.<br>Temiz ve düzenli olmak alışkanlık haline getirilmelidir. Prosedüre uygunluk ve elde edilen sonuçlar ölçülmeli ve duyurulmalıdır. Konulmuş olan yeni kuralların herkes için bir alışkanlık haline gelmesini sağlamak gerekir. Bunun için,<br>• Eğitim ve disiplin için plan yapılması,<br>• Plan için yönetimin desteğinden emin olunması ve gerekli düzeltmelerin yapılması,<br>• Alandaki herkesin 5S standartları ve amaçları hakkında eğitilmesi,<br>• Bir 5S iletişim tahtasının oluşturulması ve sürdürülmesi,<br>• “5 Dakika 5S” ve “Haftalık 5S” faaliyetleri ile 5S faaliyetlerin günlük işlerin parçası haline getirilmesi gerekir.<br>Ayrıca tüm çalışanların katılımının arttırılmasına devam edilmesi ve firma kültürü oluşturulması gerekir.<br>5S yönteminde esrarengiz veya sihirli bir şeyler yoktur. 5S sadece basit bir sağduyudur. Başarılı firmalar 5S sistemini kurmaktadır, ancak 5S çalışmaları birçok iş yerinde &#8220;Onlar yapmış, haydi biz de yapalım.” şeklinde, moda gibi algılanmaktadır. Ancak 5S yöntemini bir binanın temeli gibi düşünebilirsiniz. Temel sağlam değilse diğer katların sağlam olması bir anlam ifade etmez. Ortaya çıkan sorunlar bitmez. Yalın Üretim Sistemi’nin temelini 5S oluşturur ve 5S uygulanmazsa israfın önüne geçilemez.</p>
<p><a href="https://profis.com.tr/5s-nedir/">5S Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://profis.com.tr/5s-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyük Liderler Eyleme Nasıl İlham Verir?</title>
		<link>https://profis.com.tr/buyuk-liderler-eyleme-nasil-ilham-verir/</link>
					<comments>https://profis.com.tr/buyuk-liderler-eyleme-nasil-ilham-verir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[profis]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Feb 2022 11:55:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sanal Ofis Nedir ve Avantajları Nelerdir?]]></category>
		<category><![CDATA[altın çember]]></category>
		<category><![CDATA[apple]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[golden circle]]></category>
		<category><![CDATA[iş hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[martin luther king jr]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[neden ile başla]]></category>
		<category><![CDATA[nelson mandela]]></category>
		<category><![CDATA[ronald wayne]]></category>
		<category><![CDATA[simon sinek]]></category>
		<category><![CDATA[steve jobs]]></category>
		<category><![CDATA[steve wozniak]]></category>
		<category><![CDATA[ted konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[wright kardeşler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://profis.com.tr/?p=2123</guid>

					<description><![CDATA[<p>Simon Oliver Sinek 1973 doğumlu İngiliz-Amerikalı bir yazar ve ilham verici bir konuşmacıdır. Liderlere ve kuruluşlara insanlara nasıl ilham vereceklerini öğretir. Kongre üyelerinden yabancı büyükelçilere, küçük işletmelerden Microsoft ve 3M gibi büyük şirketlere, Hollywood&#8217;dan Pentagon&#8217;a kadar, “Neden?” sorusunun gücüyle ilgili fikirlerini aktaran, iş hayatı ve motivasyon ile ilgili sözlerinden sık sık alıntılar yapılan bir yazardır.Motivasyonel [&#8230;]</p>
<p><a href="https://profis.com.tr/buyuk-liderler-eyleme-nasil-ilham-verir/">Büyük Liderler Eyleme Nasıl İlham Verir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<span id="more-2123"></span>



<p>Simon Oliver Sinek 1973 doğumlu İngiliz-Amerikalı bir yazar ve ilham verici bir konuşmacıdır. Liderlere ve kuruluşlara insanlara nasıl ilham vereceklerini öğretir. Kongre üyelerinden yabancı büyükelçilere, küçük işletmelerden Microsoft ve 3M gibi büyük şirketlere, Hollywood&#8217;dan Pentagon&#8217;a kadar, “Neden?” sorusunun gücüyle ilgili fikirlerini aktaran, iş hayatı ve motivasyon ile ilgili sözlerinden sık sık alıntılar yapılan bir yazardır.<br>Motivasyonel bir konuşmacı olarak Sinek, 2016&#8217;da BM Küresel İlkeler Sözleşmesi Liderler Zirvesi&#8217;nde ve 2009&#8217;dan itibaren TEDx konferanslarında birkaç kez konuşmuştur. Konuşmalarında büyük liderlerin bir göreve, şirkete ve hatta ofis yarışına nasıl yaklaştıklarını anlatıyor. &#8220;Ne?&#8221; yapacakları ile başlamadıklarını, &#8220;Neden?” sorusu ile başlamaları gerektiğini vurguluyor.<br>Hem daha iyi finanse edilen hem de daha yetenekli başka insanlar varken, Wright Kardeşler neden uçmayı başardı?<br>Diğerleri de ırkçılığa ve adaletsizliğe maruz kalırken neden Martin Luther King Jr. sivil haklar hareketine “Bir hayalim var.” diyerek öncülük etti?<br>Apple neden inovasyonda lider ve bunu geliştirmeye devam ediyor?<br>İnsanların satın almasını, oy vermesini, sadık olmasını veya yaptığınız işin bir parçası olmasını nasıl sağlarsınız?<br>Simon Sinek,” İnsanları motive etmek için onları manipüle etmek yerine onlara ilham vermeyi seçen çok az lider var. Bu liderlerin izledikleri tutumlar diğer insanlarınkine benzemez. Onların yolu kendiliğinden gelişen bir yoldur.” diyor ve bizlere “Golden Circle” yani “Altın Çember” teorisinden bahsediyor. Altın Çember, üç katmandan oluşuyor. “Ne – Neden – Nasıl?” sorularını dışardan içeriye değil de, içeriden dışarıya doğru sormamız gerektiğini söylüyor.<br>Sıradan firmalar ürünlerini pazarlarken “Ne, Nasıl, Neden” döngüsünü kullanırken, öncü firmaların ve liderlerin “Neden, Nasıl, Ne” döngüsünü kullanarak ne kadar fark yarattığını gözler önüne seriyor.<br>Altın Çember teorisinin beyin ile ilişkisi, insan beyninin de üç katmandan oluşmasıdır. En dışta Neo korteks yer alır, bu kısım analitik düşünce ve dil ile alakalı bölümdür ve “Ne?” sorusuna karşılık gelir. İç kısımda ise limbik sistem yer alır, bu kısım ise “Nasıl?” ve “Neden?” sorularına karşılık gelen tüm insani duygularımızı kontrol eder. Karar almamızı sağlayan bölge yine limbik sistemdir. Simon Sinek de, iletişime geçerken önce beynimizin içgüdüsel kısmını daha sonra da analitik kısmını kullanmamızın yarattığı farkın altını çizer.<br>Yani önce duygular sonra mantık devreye giriyor. Sinek’e göre şirketler ve liderler bu üç katmanı içten dışa doğru ele alırken “Neden?” sorusuna cevap olmalı ve ardından “Ne? – Nasıl?” sorularını sorgulatmalıdır.<br>Simon Sinek’in liderlik, strateji ve takım çalışması hakkında sizlere ilham verecek “Neden ile Başla” isimli kitabına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. </p>



<div class="wp-block-buttons is-layout-flex wp-block-buttons-is-layout-flex">
<div class="wp-block-button"><a class="wp-block-button__link" href="https://www.amazon.com.tr/NEDEN-%C4%B0LE-BA%C5%9ELA-Kolektif/dp/6055409372/ref=sr_1_1?adgrpid=121747978472&amp;gclid=EAIaIQobChMIoO3c6pGJ9gIVhvdRCh15bw9cEAAYASAAEgJdRPD_BwE&amp;hvadid=545740531870&amp;hvdev=c&amp;hvlocphy=1012763&amp;hvnetw=g&amp;hvqmt=b&amp;hvrand=13338791183235905001&amp;hvtargid=kwd-378263393996&amp;hydadcr=20932_2182992&amp;keywords=neden+ile+ba%C5%9Fla&amp;qid=1645183425&amp;sr=8-1" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Neden ile Başla &#8211; Simon Sinek</a></div>
</div>



<p>Ayrıca Altın Çember teorisini eğlenceli bir dille bütün detaylarını anlattığı “How Great Leaders Inspire Action?” “Büyük Liderler Eylemlere Nasıl İlham Verir?” konulu Tedx konuşmasını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-ted wp-block-embed-ted wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="ast-oembed-container " style="height: 100%;"><iframe title="Simon Sinek: How great leaders inspire action" src="https://embed.ted.com/talks/simon_sinek_how_great_leaders_inspire_action" width="1140" height="642" frameborder="0" scrolling="no" webkitAllowFullScreen mozallowfullscreen allowFullScreen></iframe></div>
</div></figure>
<p><a href="https://profis.com.tr/buyuk-liderler-eyleme-nasil-ilham-verir/">Büyük Liderler Eyleme Nasıl İlham Verir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://profis.com.tr/buyuk-liderler-eyleme-nasil-ilham-verir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Web 3.0 ile Gelecek Yeniden Şekilleniyor!</title>
		<link>https://profis.com.tr/blog-web-3-0-ile-gelecek-yeniden-sekilleniyor/</link>
					<comments>https://profis.com.tr/blog-web-3-0-ile-gelecek-yeniden-sekilleniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[profis]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2021 13:04:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sanal Ofis Nedir ve Avantajları Nelerdir?]]></category>
		<category><![CDATA[HTML]]></category>
		<category><![CDATA[semantik web]]></category>
		<category><![CDATA[Tim Berners Lee]]></category>
		<category><![CDATA[web 3.0]]></category>
		<category><![CDATA[www]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://profis.com.tr/?p=2098</guid>

					<description><![CDATA[<p>Web, İnternet&#8217;in bir Web tarayıcısı tarafından erişilebilen sayfalardan oluşan World Wide Web&#8217;in ortak adıdır. CERN&#8217;de yazılımcı olan Tim Berners-Lee&#8217;nin “HTML” adlı metin işaretleme dilini geliştirmesiyle oluşmuştur. Web 3.0&#8217;a ulaşana kadar teknoloji Web 1.0, Web 2.0 tanımlarıyla önemli değişiklikler geçirdi, bu da özellikle kullanıcı etkileşimi ve kitleselleştirme açısından gerçekleşti. Ancak Web 3.0 ile artık makinelerin insanlardan [&#8230;]</p>
<p><a href="https://profis.com.tr/blog-web-3-0-ile-gelecek-yeniden-sekilleniyor/">Web 3.0 ile Gelecek Yeniden Şekilleniyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed aligncenter is-type-rich is-provider-spotify wp-block-embed-spotify wp-embed-aspect-21-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="ast-oembed-container " style="height: 100%;"><iframe title="Spotify Embed: Web 3.0 ile Gelecek Yeniden Şekilleniyor!" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/6Uj3omgf0oE3eRX2NFTnLF?si=0ec9e08cf9e246e9&#038;utm_source=oembed"></iframe></div>
</div></figure>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-1 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow"></div>
</div>



<p>Web, İnternet&#8217;in bir Web tarayıcısı tarafından erişilebilen sayfalardan oluşan World Wide Web&#8217;in ortak adıdır. CERN&#8217;de yazılımcı olan Tim Berners-Lee&#8217;nin “HTML” adlı metin işaretleme dilini geliştirmesiyle oluşmuştur. Web 3.0&#8217;a ulaşana kadar teknoloji Web 1.0, Web 2.0 tanımlarıyla önemli değişiklikler geçirdi, bu da özellikle kullanıcı etkileşimi ve kitleselleştirme açısından gerçekleşti. Ancak Web 3.0 ile artık makinelerin insanlardan değil, insanların makinelerden öğrenme çağının başladığı bir zamandayız. </p>



<p></p>



<span id="more-2098"></span>



<p>Web’in gelişimine kısaca bir göz atacak olursak;</p>



<p><em><strong>Web 1.0</strong></em></p>



<p>Web’in ilk formu olan Web 1.0, yalnızca bilgi görüntülenebilmesini sağlıyordu ve statikti. İnsanların tüketici rolünde olduğu tek yönlü bir platformdu. Kullanıcı etkileşimi ve kendi içeriğini oluşturma yeteneği Web 1.0&#8217;da hemen hemen yoktu. Basit metin ve görüntü tabanlı web sayfalarından oluşan Web 1.0, ilk iş web siteleri ve medya şirketleri tarafından kullanıldı.</p>



<p><strong><em>Web 2.0</em></strong></p>



<p>Web 2.0 ile beraber tüketilebilecek içerik türü genişlerken, kullanıcıların da içerik üretmelerine olanak sağlandı. Kendi yazılarını, podcast&#8217;lerini veya video prodüksiyonlarını tanıtmak isteyen herkes yayın araçlarını kullanarak içerik üretmeye başladı ve katılımcı olmalarına imkan sağlandı. Artık insanlar yalnızca tüketici değil, üretici olarak da Web 2.0 da yer almaya başladı. Twitter gibi sosyal medya web siteleri, YouTube gibi video paylaşım siteleri, dünya çapında etkileşim kurmak, yakınlık oluşturmak ve işbirliğini desteklemek için benzer düşünceye sahip bütün toplulukları bir araya getirdi.</p>



<p><strong>Web 3.0 (Semantik Web) Nedir?</strong></p>



<p>Web 3.0 ya da Semantik Web’in net bir tanımı henüz olmasa da, kullanıcı verilerinin ve davranışlarının analiz edildiği daha kişisel bir web deneyimi sunacağından bahsedebiliriz.</p>



<p>Peki semantik nedir? Semantik, anlam bilimdir. Anlamları inceleyen bilim olarak düşünülebilir.</p>



<p>Semantik Web ise, internette arama ve analiz yoluyla içerik oluşturmak, paylaşmak ve bağlantı kurmak için kelimelerin anlamlarını anlamasına yardımcı olacak bir bilgi ağıdır. Bu da bir kullanıcının, uygulamalar ve Web ile etkileşim kurarken daha iyi, daha kişiselleştirilmiş bir deneyime sahip olacağı anlamına geliyor.</p>



<p>Web 3.0, insanlar ve cihazlarla sorunsuz bir şekilde arayüz oluşturmayı amaçlıyor. Artık içerik oluşturma ve karar verme, hem insanların hem de makinelerin ürünü olacak. Bu sayede içeriklerin Web kullanıcılarına son derece kişiselleştirilmiş akıllı bir şekilde dağıtılmasını sağlayacak. Örneğin arama motorunda bir kelime arattığınızda sanki size lazım olanı biliyormuş gibi ihtiyacınıza yönelik sonuçları çıkartabiliyor olacak. Çünkü arka planda makineler sizin verilerinizi analiz ederek, tamamen size özel sonuçlar için bu verileri kullanıyor olacak. Özetle, Web 3.0’ın kişiye özel sonuçlarda %99 başarı elde etmesi bekleniyor.</p>



<p>Web 3.0, kişisel verilerin paylaşılmadığı ve verilerden kazanç sağlanmadan kullanıcıların katılımına izin veren uygulamalardan oluşacak. Yani tükettiğiniz her içeriğin daha kişiselleştirilmiş olarak size sunulduğu bir internet deneyiminden bahsediyoruz.</p>



<p>Yapay zeka sistemlerinin gücü aracılığıyla bilgi insan zekası gibi işleyebilecek. Tek bir kontrol mekanizmasının olmaması da Web 2.0’dan onu ayıran en büyük özelliklerden.</p>



<p>Peki, bu ne anlama geliyor? Örneğin Web 2.0 üzerinde atttığınız bir tweet sansürlenebilirken, Web 3.0 üzerinden atılan bir tweet merkeziyetsiz olduğu için &nbsp;başkası tarafından müdahale edilemeyecek ya da sansürlenemeyecek. Diğer bir örnek olarak, Web 2.0 da sunucular çökebilirken (örneğin yakın zamanda Instagram ve Facebook’un bir gün boyunca çökmesi ve borsalarda büyük değer kaybetmesi), Web 3.0 merkeziyetsiz olduğu için böyle bir kriz mümkün olmayacak.</p>



<p>Web 2.0 da kelime bazlı aramalarda yine insanların oluşturduğu bilgilere erişebiliyorduk. Semantik web, kullanıcıların daha verimli ve kişiselleştirilmiş aramalar yapmasına yardımcı olacak. Öte yandan reklam, pazarlama gibi mecralardan da daha verimli sonuçlar alınabilecek. Çünkü semantik ağlar ile etkileşim daha anlamlı hale gelecek ve tüketicilerin verilerine dayanarak kitlelere özel reklam hedeflemeleri daha da kolaylaşacak.</p>



<p>Görüntü teknolojisinde de çığır açacak olan Web 3.0, sanal müzeler, bilgisayar oyunları, haritalar gibi grafikler, emlak, sağlık ve e-ticaret gibi diğer sektörler üzerinde de yaygın olarak kullanılacaktır.</p>



<p>Fütüristler, grafik teknolojisinde devrim yaratarak gerçeğe yakın 3D sanal dünyaları hayata geçirmeyi amaçladığı için Web 3.0&#8217;a “Uzamsal Web” de diyorlar.</p>



<p>Web 3.0 ağları, blok zinciri ve kripto para teknolojisi gibi merkezi olmayan protokoller aracılığıyla çalışacağından, bu teknolojiyle de sorunsuz bir şekilde entegre olacak.</p>



<p>Başlarda belki çeşitli zorlukları olacağı doğru olsa da, Web 3.0 ile internet devriminin eşiğinde olduğumuzu söyleyebiliriz. &nbsp;Hayatımıza getireceği yenilikler her alanda gerçekten akıllara durgunluk verecek cinsten.</p>



<p>Web 3.0 ‘a uygun geliştirilmiş örnek ürünler henüz kısıtlı olsa da, bazı uygulamalara göz atmak bu teknolojiyi anlamakta bize biraz yardımcı olabilir.&nbsp;</p>



<p>Örneğin, Apple’ın akıllı asistanı Siri, kişiselleştirilmiş komutları yerine getirebilmek için yapay zeka ve konuşma tanıma özelliğini bir araya getirmiştir. “Yarın 8:00’de Işık ile bir toplantı organize et.” komutunu aldığında bunu hemen eyleme dönüştürebilir.</p>



<p>Ya da Stephen Wolfram&#8217;ın sahibi olduğu Wolfram Research tarafından geliştirilen Wolfram Alpha, matematiksel hesaplar yapan bir bilgi motorudur. Google ve Wolfram Alpha’da aynı kelime ile aramalar yaptığınızda, Wolfram Alpha’nın Google’ın arama sonuçlarına göre daha matematiksel ve detaylı veri sonuçlarıyla karşılaştığınızı gözlemleyebilirsiniz.</p>



<p>Web 3.0, internetin bilgi okyanusunda bize kişiselleştirilmiş olarak sunulan merkeziyetsiz veriye erişmemiz için açılan sihirli bir kapı. “İhtiyacımıza yönelik” web, şüphesiz ki bizleri şaşırtmaya devam edecek.&nbsp;</p>
<p><a href="https://profis.com.tr/blog-web-3-0-ile-gelecek-yeniden-sekilleniyor/">Web 3.0 ile Gelecek Yeniden Şekilleniyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://profis.com.tr/blog-web-3-0-ile-gelecek-yeniden-sekilleniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nesnelerin İnterneti (IoT)Nedir?</title>
		<link>https://profis.com.tr/blog-nesnelerin-interneti-iot-nedir/</link>
					<comments>https://profis.com.tr/blog-nesnelerin-interneti-iot-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[profis]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Oct 2021 07:54:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sanal Ofis Nedir ve Avantajları Nelerdir?]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı cihazlar]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı evler]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı kentler]]></category>
		<category><![CDATA[internet of things]]></category>
		<category><![CDATA[iot]]></category>
		<category><![CDATA[kablosuz elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[nesnelerin interneti]]></category>
		<category><![CDATA[nikola tesla]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tesla bobini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://profis.com.tr/?p=1818</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her şey hızla değişirken makineler de artık aralarında haberleşebiliyor ve hemen her şeyi yapabiliyorlar. Nesnelerin interneti, - IoT (Internet of Things)- insan müdahalesi olmadan, kendi aralarında veri alışverişi yapabilen, bir protokol aracılığıyla internete bağlanabilen nesneler ağına verilen isimdir.</p>
<p><a href="https://profis.com.tr/blog-nesnelerin-interneti-iot-nedir/">Nesnelerin İnterneti (IoT)Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-spotify wp-block-embed-spotify wp-embed-aspect-21-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="ast-oembed-container " style="height: 100%;"><iframe title="Spotify Embed: Nesnelerin İnterneti (IoT) Nedir?" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/7ImgQlbvLBv2xNgl19xTA1?si=1b5f4a1d39d844c6&#038;utm_source=oembed"></iframe></div>
</div></figure>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://profis.com.tr/wp-content/uploads/Blog-Banner-2-1024x576.png" alt="" class="wp-image-1822" width="709" height="398"/></figure></div>



<span id="more-1818"></span>



<p><br>Her şey hızla değişirken makineler de artık aralarında haberleşebiliyor ve hemen her şeyi yapabiliyorlar. Nesnelerin interneti, &#8211; IoT (Internet of Things)- insan müdahalesi olmadan, kendi aralarında veri alışverişi yapabilen, bir protokol aracılığıyla internete bağlanabilen nesneler ağına verilen isimdir. IoT, kitlesel olarak günlük deneyimlerimizi her alanda pratik hale getirmeyi amaçlayarak, teknolojinin tüm potansiyelini yaratıcılığın sınırlarını zorlayarak kullanabilmemize izin veren bir çalışma prensibine sahip.<br>IoT, yeni bir teknoloji gibi görünse de temelleri tarihsel açıdan önemli kişilerin çalışmalarıyla şekillenmiş bir teknolojidir.<br>Günümüz teknolojisinin oluşturulmasında en büyük pay sahibi insanlardan biri olarak değerlendirilen, büyük dahi ve zamanın ötesinde bir mucit olan Sırp asıllı, Nikola Tesla, 1926 yılında John B. Kennedy ile Colliers Dergisi’nde yaptığı bir röportajda, elektriğin kablosuz bir şekilde dağıtılabileceği fikrini şöyle aktarmıştır<br>&#8220;Kablosuz iletişim mükemmel bir şekilde uygulandığında, tüm dünya devasa bir beyne dönüşecektir; bu aslında birbiriyle uyumlu bir bütünün parçalarından biri olacak. Mesafeden bağımsız olarak birbirimizle anında iletişim kurabileceğiz. Sadece bu değil, televizyon ve telefon aracılığıyla, binlerce millik mesafelere rağmen, birbirimizi yüz yüze gibi mükemmel bir şekilde görecek ve duyacağız; ve bunu yapabileceğimiz aletler mevcut telefonumuzla karşılaştırıldığında inanılmaz derecede basit olacak. Bir adam yelek cebinde bir tane taşıyabilecektir. Gücün kablosuz iletimi yaygınlaştığında, bu yöntemler elektrikli trenle karşılaştırıldığında buharlı lokomotif kadar kaba olacaktır.”<br>Sonrasında Tesla, 1890&#8217;da Colorado’da devasa bir bobin kullanarak bu fikrini bir test ile gerçekleştirmiş ve şehirde büyük bir elektrik kesintisine neden olmasına rağmen, 3 kilometre ötedeki bir ampulü kablo kullanmadan aydınlatarak bu hedefini gerçekleştirmişti.<br>Daha sonra nesnelerin interneti teknolojisi ilk olarak Kevin Ashton tarafından 1999 yılında, radyo frekansı kullanarak belirli bir mesafeden nesneleri numara aracılığı ile otomatik olarak tanıma teknolojisi -bugün bildiğimiz barkod okuma sistemi olan- RFID ile alakalı bir makalede bahsedilmiştir.<br>IoT’nin çevrim içi denenmiş ilk örneği ise, 1991 yılında Cambridge Üniversitesi’nde akademisyenlerin kahve makinesini görebilmek için kurduğu kameralı bir sistemdir. Dakikada üç kez kamera kahve makinesinin görüntüsünü ekrana veriyor, böylece kahvenin hazır olup olmadığı uzaktan kontrol edilebiliyordu.<br>Bugünlerde ise IoT, hayatımızı çeşitli yönlerden etkilemekte ve günden güne büyük bir hızla yayılmaktadır.<br>Araştırma verilerine göre, 2021 itibarıyla 27 milyar cihaz internete bağlıdır. Yani bu da kişi başına ortalama 3,5 adet cihaz anlamına geliyor. 2022 yılında öngörülen rakam ise 50 milyar civarında olacak.<br>Peki IoT cihazlar nerelerde karşımıza çıkar?<br>IoT cihazlar, ev aletlerinden, giyilebilir cihazlara, her aygıtın bu protokol sayesinde akıllı hale gelerek, her yerden ulaşılabilir ve kontrol edilebilir olmasını tanımlar. Küçük bir nesneden, uçak kadar büyük şeylere kadar her şeyi IoT&#8217;nin bir parçası haline getirmek mümkündür.<br>Örneğin artık herkesin kullandığı akıllı saatleri düşünelim. Bu saatler yalnızca kaç adım attığınızı, kimin aradığı bilgisini göstermiyor. Arka planda verilerinizi cep telefonunuz ile paylaştıktan sonra analiz edip size sağlığınızı iyileştirmeniz için kaç adım atmanız gerektiğini, ne kadar uyumanız gerektiğini önerebiliyor.<br>IoT teknolojisi sayesinde artık akıllı evler ile Jetgiller çizgi filmi gerçek oluyor. Nerede olursak olalım, telefon uygulamalarından kontrol edebildiğimiz kapı kilitleri, akıllı lambalar, akıllı kahve makineleri, akıllı termostatlar, akıllı temizlik robotları giderek hayatımıza yayılmaya devam ediyor. En önemlisi akıllı prizler ile “Ütüyü fişte mi unuttum?” kaygısı bile sona eriyor. Üstelik hiç birinin bu teknolojiyle üretilmiş olmaları gerekmiyor; açma kapama tuşuna sahip her cihazı uygun ürünlerle akıllı hale dönüştürülebilmek mümkün.<br>Sağlık sektöründe de öne çıkan IoT, insanların giyilebilir cihazlar yardımıyla sağlık durumlarının uzaktan izlenebildiği ve buna göre hastaneye gelmeden de sağlık durumunu kontrol etme ve gerektiği zamanda müdahale edilebileceği olanaklar sağlıyor. Bunun yanı sıra akıllı lensler, akıllı solunum cihazları, yutulabilir sensör teknolojisi de sağlık sektöründe çoktan yerini almış durumda. Bu cihazları kullanarak kalp atış hızı, kan basıncı, vücut ısısı, glukoz seviyesi ve diğer testler ölçümlenebiliyor, hastaların durumları uzaktan takip edilebiliyor.<br>Ayrıca tarım sektöründe de artan iklim değişikliği ve çevresel faktörlere rağmen daha fazla gıda talebi karşılanması gerektiği için IoT teknolojisi yine yardımımıza koşuyor. Geleneksel yöntemlere göre iş, zaman ve maliyet konusunda da tasarruf sağlanmasına yardımcı olan IoT teknolojisi ile tarım alanlarını sensörler aracılığıyla izleyip ışık, toprak nemi, sıcaklık, durumunu izlemek ve sulama sistemini otomatikleştirmek mümkün olabiliyor. Drone verilerinden bitki sağlığı, bitki sayımı, verim tahmini, bitki boyu ölçümü, haritalama, keşif raporları, drenaj haritalaması gibi konularda bilgi sahibi olunabiliyor.<br>Evlerimiz dönüşürken, yaşadığımız kentler de akıllı bir dünyaya evriliyor. Akıllı kentler öncelikle iklim krizinin üstesinden gelmek için önemli bir yol olarak görülüyor. Cihazları uzaktan izleme, yönetme ve büyük miktarda gerçek zamanlı veri akışlarından analizler ve eyleme dönüştürülebilen bilgiler oluşturma yeteneği sağlıyor.<br>Örneğin şehirlerde kullanılan akıllı aydınlatma çözümleri, enerji ve bakım maliyetlerinin azaltılması, artan kamu güvenliği, daha güvenli trafik ve ölçülebilir bir çevresel etki de sağlıyor.<br>Bunu verilere dayanarak örneklendirecek olursak, Danimarka &#8211; Kopenhag şehrinde kullanılan akıllı aydınlatma çözümleri, enerji maliyetlerini yaklaşık %60 oranında azalttığını söyleyebiliriz. Aynı zamanda İngiltere &#8211; Bristol&#8217;da yerel yönetim, sokak ışıklarını yeni bir sistemle değiştirerek yılda 1 milyon sterlinin üzerinde maliyet tasarrufu sağlamıştır.<br>Büyük şehirlerde trafik akışını yönetmek en büyük zorluklardan biridir. Ancak yine akıllı kentlerin bir parçası olarak akıllı trafik lambaları da büyük verileri analiz etmeye yardımcı oluyor. Örneğin Los Angeles&#8217;ta, kaldırıma entegre sensörlerden oluşan geniş bir ağ kurulmuş ve bu sensörler ile, trafik akışını optimize etmek için trafik sinyallerinin zamanlamasını ayarlayan bir trafik yönetim platformuna gerçek zamanlı trafik güncellemeleri iletilmesi sağlanmıştır. Bunun yanı sıra akıllı kentler bünyesinde akıllı otoparklar, akıllı atık yönetimi, akıllı altyapı yönetimi gibi geleneksel yöntemlere göre daha çok tasarruf ve enerji sağlayan ve çağa ayak uydurmamıza da yardım eden bir çok sistemden de söz etmemiz mümkün.<br>Gördüğünüz gibi, gün geçtikçe çığ gibi büyüyen IoT teknolojisinin gelecekteki potansiyeli sınırsızdır. Artan ağ gücü, entegre yapay zeka uygulamaları (AI) ve her gün değişen – dönüşen teknoloji ile hayatımızı kolaylaştırmaya devam edeceği şüphesizdir.<br>Nikola Tesla’nın temellerini attığı çalışmalarla başlayıp bugünlere erişen IoT teknolojisi sayesinde kimbilir daha hayallerimize sığmayan nasıl gelişmelere tanık olacağız.</p>



<p><br><strong><span class="has-inline-color has-black-color"></span></strong></p>
<p><a href="https://profis.com.tr/blog-nesnelerin-interneti-iot-nedir/">Nesnelerin İnterneti (IoT)Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://profis.com.tr/blog-nesnelerin-interneti-iot-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seth Godin: Fikirlerinizin Yayılmasını Nasıl Sağlarsınız?</title>
		<link>https://profis.com.tr/seth-godin-fikirlerinizin-yayilmasini-nasil-saglarsiniz/</link>
					<comments>https://profis.com.tr/seth-godin-fikirlerinizin-yayilmasini-nasil-saglarsiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[profis]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Sep 2021 14:38:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sanal Ofis Nedir ve Avantajları Nelerdir?]]></category>
		<category><![CDATA[Best thing since sliced bread]]></category>
		<category><![CDATA[dikkate değer]]></category>
		<category><![CDATA[dip]]></category>
		<category><![CDATA[etkili pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[iş dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[kilit adam]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[linchpin]]></category>
		<category><![CDATA[mor inek]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[otaku]]></category>
		<category><![CDATA[otto rohwedder]]></category>
		<category><![CDATA[seth godin]]></category>
		<category><![CDATA[takım oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[ted konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[ted talk seth godin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://profis.com.tr/?p=1794</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seth Godin (10 Temmuz 1960) Amerikalı bir yazar, iş adamı, pazarlamacı ve konuşmacıdır. 21. yüzyılın en önemli pazarlama teorisyenlerinden biri olarak kabul edilen Seth Godin, etkili pazarlama ve liderlikten fikirlerin yayılmasına ve her şeyi değiştirmeye odaklanmış, dünya çapında sayısız insanı motive etmeyi ve onlara ilham vermeyi başarmıştır. </p>
<p><a href="https://profis.com.tr/seth-godin-fikirlerinizin-yayilmasini-nasil-saglarsiniz/">Seth Godin: Fikirlerinizin Yayılmasını Nasıl Sağlarsınız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="576" src="https://profis.com.tr/wp-content/uploads/Blog-Banner-1-1024x576.png" alt="" class="wp-image-1798"/></figure>



<span id="more-1794"></span>



<p>Seth Godin (10 Temmuz 1960) Amerikalı bir yazar, iş adamı, pazarlamacı ve konuşmacıdır. 21. yüzyılın en önemli pazarlama teorisyenlerinden biri olarak kabul edilen Seth Godin, etkili pazarlama ve liderlikten fikirlerin yayılmasına ve her şeyi değiştirmeye odaklanmış, dünya çapında sayısız insanı motive etmeyi ve onlara ilham vermeyi başarmıştır. </p>



<p>Genellikle pazarlama, büyüme, gelişim, iş dünyası üzerine çok satanlar listesine girmiş 20 kitap kaleme almıştır.<br>Seth Godin, modern dünyada insanların artık daha fazla seçeneğe ve daha az vakte sahip olduğunu ve bu yüzden bir fikriniz varsa bunu en iyi şekilde değil, en “dikkate değer” şekilde yaymanın öneminden bahsetmektedir ve bunu fark eden insanların başarıya ulaşabileceğini savunur.<br>Günümüzde hala kullandığımız, ilk olarak 1928’de Otto Rohwedder tarafından bulunan, kolaylık açısından ekmeği dilimleyerek poşetleme fikri aslında o kadar basit, ancak dikkat çekiciydi ki, İngilizce bir deyim olarak bile kullanılmaya başlandı. “&#8221;Best thing since sliced bread! / Dilimlenmiş ekmekten beri en iyi şey!&#8221;<br>Peki, paketli dilimlenmiş ekmeğin ilk on beş yıl kimsenin dikkatini çekmeyen bir fiyasko olmasının ardından yükselişe geçerek günümüze kadar ulaşabilmesindeki başarının sırrı neydi?<br>Ya da Arby’s’in 85 milyon dolar değerindeki reklamında Tom Arnold’un konuşan bir fırın eldivenini seslendirdiği pazarlama fikri neden başarılı olamadı?<br>“Muhteşem bir fikriniz var, ama bunu dikkat çekici bir şekilde yayamıyorsanız o fikrin kaderi çöpe gitmekten ötesi olamayacaktır” diyor Seth Godin.<br>Japonca’da bir şeye normal insanlardan daha fazla ilgisi olan ve onun için fedakarlık yapıp emek veren kişilere “Otaku” denir. 1987’de anılmaya başlanan bu kavram önceleri anime &#8211; manga severler veya bilgisayar oyunu tutkunları için kullanılsa da, zamanla her kavramın fanatiği insanları betimlemek için de kullanılmaya başlandı.<br>Örneğin, bir yemek için kilometrelerce yol gitmeye üşenmeyen insanlar ya da bir grubu tutkuyla seven kişiler otaku sahipleridir. Dolayısıyla Seth Godin, pazarlamacıların aslında bu insanlara ulaşmaya çalışması gerektiğini ve ürün ya da hizmet pazarlamasında otakusu olan insanların bunu yaymada büyük katkısı olacağından bahsediyor. Biri arkadaşına söyler ve fikirler yayılır… Günümüzde sosyal medyada markaların pazarlama çalışmalarında fenomenler ile işbirliği yapmalarını da bu şekilde düşünebiliriz<br>Seth Godin’in fikirlerin nasıl yayılacağını eğlenceli veri ve örneklerle anlattığı, Ted Konuşmasına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.</p>



<figure class="wp-block-embed aligncenter is-type-video is-provider-ted wp-block-embed-ted wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="ast-oembed-container " style="height: 100%;"><iframe title="Seth Godin: How to get your ideas to spread" src="https://embed.ted.com/talks/seth_godin_how_to_get_your_ideas_to_spread" width="1140" height="642" frameborder="0" scrolling="no" webkitAllowFullScreen mozallowfullscreen allowFullScreen></iframe></div>
</div></figure>



<p>Ayrıca Seth Godin’in yaratıcı fikir ve içeriklerinden oluşan blog sayfasını okumak isterseniz aşağıdaki bağlantıyı tıklayarak ulaşabilirsiniz.</p>



<div class="wp-block-image is-style-rounded"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><a href="https://seths.blog/" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" src="https://profis.com.tr/wp-content/uploads/seths-blog.jpg" alt="" class="wp-image-1795" width="200" height="78"/></a></figure></div>



<p>Seth Godin’in çok satanlar listelerinde yer alan bazı kitaplarını da sizler için derledik. Dilerseniz kitap isimlerinin üzerine tıklayarak satın alabilirsiniz.</p>



<div class="wp-block-buttons is-layout-flex wp-block-buttons-is-layout-flex">
<div class="wp-block-button is-style-outline is-style-outline--1"><a class="wp-block-button__link" href="https://www.amazon.com.tr/D%C4%B0P-Kolektif/dp/9759961032" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> <strong>Dip: Vazgeçmeyi ve Vazgeçmemeyi Öğreten Küçük Bir Kitap &#8211; Seth Godin</strong></a></div>
</div>



<p>Dibe vurmanın ya da dibi görmenin aslında kişiler için bir fırsat olduğunu ve zor zamanların aslında çok büyük fırsatlar içerdiğini anlatan Seth Godin, tüm kararlarınızı yeniden gözden geçirmeniz gerektiği gerçeğiyle size başbaşa bırakıyor ve ufkunuzu açıyor.</p>



<div class="wp-block-buttons is-layout-flex wp-block-buttons-is-layout-flex">
<div class="wp-block-button is-style-outline is-style-outline--2"><a class="wp-block-button__link" href="https://www.idefix.com/Kitap/Kilit-Adam/Seth-Godin/Egitim-Basvuru/Is-Ekonomi-Hukuk/Yonetim-Is-Gelistirme-Kalite/urunno=0000000342929" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong>Kilit Adam (Linchpin) &#8211; Seth Godin</strong></a></div>
</div>



<p>Fark yaratan, kaybedildiği zaman yokluğu derinden fark edilen kişiler üzerine yazılmış bir kitap. Böyle kişilerin bunu nasıl başardığını ve nasıl vazgeçilmez olduğunu öğrenmek istiyorsanız mutlaka okumalısınız.</p>



<p></p>



<div class="wp-block-buttons is-layout-flex wp-block-buttons-is-layout-flex">
<div class="wp-block-button is-style-outline is-style-outline--3"><a class="wp-block-button__link" href="https://www.amazon.com.tr/MOR-%C4%B0NEK-Kolektif/dp/6055755467" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong>Mor İnek: Farklılaşarak İşinizi Dönüştürün &#8211; Seth Godin</strong></a></div>
</div>



<p>Bu kitapta Seth Godin, mor inek metaforu ile rakiplerinizden farklı olup öne çıkmanız gerektiğini anlatıyor. Dünya devi şirketlerin herkesten farklı davranarak nasıl lider olduğunu anlatan güzel bir kitap.</p>



<div class="wp-block-buttons is-layout-flex wp-block-buttons-is-layout-flex">
<div class="wp-block-button is-style-outline is-style-outline--4"><a class="wp-block-button__link" href="https://www.amazon.com.tr/TAKIM-OYUNU-Kolektif/dp/9759961989" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong>Takım Oyunu: Rehberliğinize İhtiyacım Var &#8211; Seth Godin</strong></a></div>
</div>



<p>Her liderin bir yönetici olduğunu; ancak her yöneticinin lider olmadığını bizlere aktarırken, toplumun baş kaldırabilen, dik durabilen liderlere olan ihtiyacından söz ediyor.</p>



<p></p>
<p><a href="https://profis.com.tr/seth-godin-fikirlerinizin-yayilmasini-nasil-saglarsiniz/">Seth Godin: Fikirlerinizin Yayılmasını Nasıl Sağlarsınız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://profis.com.tr/seth-godin-fikirlerinizin-yayilmasini-nasil-saglarsiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zor Müşterilerle İletişim Kurmak</title>
		<link>https://profis.com.tr/zor-musterilerle-iletisim-kurmak/</link>
					<comments>https://profis.com.tr/zor-musterilerle-iletisim-kurmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[profis]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Aug 2021 14:53:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sanal Ofis Nedir ve Avantajları Nelerdir?]]></category>
		<category><![CDATA[dinleme sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[ikna]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[satış teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[zor müşteriler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://profis.com.tr/?p=1788</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müşteri, bir markanın verdiği ürün ya da hizmet için para ödeyen ve markalara değer kazandıran kişilerdir. Her şeyin hızlı aktığı bir çağda yaşadığımız için, insanlar da ihtiyaçlarını ve problemlerini kısa süre içinde çözmek ister. İnsanların karakterleri nasıl çeşitliyse, müşterilerin de farklı karakteristik özellikleri olabilir. Genel olarak iletişimde problem yaşamadan ürün ve hizmet satışı sürecini tamamladığımız [&#8230;]</p>
<p><a href="https://profis.com.tr/zor-musterilerle-iletisim-kurmak/">Zor Müşterilerle İletişim Kurmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-spotify wp-block-embed-spotify wp-embed-aspect-21-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="ast-oembed-container " style="height: 100%;"><iframe title="Spotify Embed: Zor Müşterilerle İletişim Kurmak" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/6vDWIcvC5S64FPkGvTzDzu?si=o74DSP1SQsu0cFtwEOGaYw&#038;dl_branch=1&#038;utm_source=oembed"></iframe></div>
</div></figure>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://profis.com.tr/wp-content/uploads/banner-blog-1-3-1024x576.png" alt="" class="wp-image-1789" width="703" height="395"/></figure></div>



<p><br>Müşteri, bir markanın verdiği ürün ya da hizmet için para ödeyen ve markalara değer kazandıran kişilerdir. Her şeyin hızlı aktığı bir çağda yaşadığımız için, insanlar da ihtiyaçlarını ve problemlerini kısa süre içinde çözmek ister. İnsanların karakterleri nasıl çeşitliyse, müşterilerin de farklı karakteristik özellikleri olabilir. Genel olarak iletişimde problem yaşamadan ürün ve hizmet satışı sürecini tamamladığımız insanlar olsa da, zaman zaman bizi zorlayacak, sabırsız, agresif, zor müşterilerle de karşılaşmamız olasıdır.<br>Müşterilerle etkileşimde bulunurken, doğru iletişim becerilerine sahip olmak çok önemlidir. Bu, özellikle zorlu müşterilerle ilgilenirken daha da önem kazanır. Doğru müşteri hizmeti, müşterileri elde tutmanıza yardımcı olur. Zor müşterilerle iletişimde başarılı olmak, olumsuz bir durumu olumlu bir hale dönüştürmenin harika bir yoludur ve müşteriyi markanızın ya da ürününüzün savunucusu olmaya teşvik edebilir.</p>



<span id="more-1788"></span>



<p><br>Peki, zor müşterilerle karşılaştığımızda, bu durumu profesyonel bir şekilde yönetebilmek için ne yapmak gerekir?<br><strong><em>1) Aktif Bir Dinleyici Olun</em></strong><br>Bu sürecin en önemli adımı, müşterinizin söylediklerini aktif olarak dinlemek ve karşı tarafa dinlendiğini hissettirmektir. Öncelikle kurduğunuz diyaloğa tarafsız bir ifadeyle başlamalısınız. Bu, siz ve müşteriniz arasında bir ortaklık yaratır ve onları dinlemeye hazır olduğunuzu bilmelerini sağlar.<br>Müşterinizin size hikayesini anlatmasına izin vermelisiniz. Onlar konuşurken, bittiğinde ne söyleyeceğinizi planlamayın, bu aktif dinleme değildir. Ne söyleyeceklerini bilseniz ve tüm bilgilere sahip olmasalar veya yanılmış olsalar bile müşterinin söz sahibi olmasına izin vermelisiniz. Dinlerken, müşteriyle ilişki kurma fırsatını yakalamaya çalışmalı ve hiçbir şeyin bu konuşmayı kesmesine izin vermemelisiniz. Tüm dikkatiniz müşterinizde olmalı.<br><strong><em>2) Empati Kurmaya Çalışın</em></strong><br>Müşterinizle empati yoluyla ilişki kurmaya çalışmalı ve kendinizi müşterinizin yerine koymalısınız. Her şeyden önce bir insanla etkileşime girdiğinizi ve herkesin kötü günleri olabileceğini unutmamalısınız. Karşınızdaki kişinin sizinle iletişim kurmadan önce şanssızlık yaşadığı bir durumla karşılaşmış olabileceğini ve onun motivasyonunu düşüren bir olay yaşamış olabileceğini göz önünde bulundurmalısınız. Hepimiz böyle durumlar yaşamışızdır. Bu durumu zihninizde canlandırmaya çalışın. Hoş, nazik ve sakinleştirici bir ses tonu ile müşterinizi daha iyi hissettirmeye çalışmalısınız, bu sizi de iyi hissettirecektir. Örneğin, &#8220;Neden üzgün olduğunuzu anlıyorum, ben de yaşadığınız bu durum için üzgünüm”diyebilirsiniz.<br><strong><em>3) Kişiselleştirmeyin</em></strong><br>Öncelikle müşterinin sizi bireysel olarak tanımadığını, yalnızca şirketinizi temsil ettiğiniz için sizinle görüşüyor olduğunu unutmamalısınız. Müşterinin tavrını kişisel olarak algılamak sizin moralinizi de düşürür ve bu genel çalışma kalitenizi olumsuz etkileyebilir. Kişisel olarak algılamanız, müşteriye reaksiyon gösterme riskinizi artırabileceğinden, durumu daha da kötüleştirebilir. Kişisel yorumları sakinlikle karşılamaya çalışarak, konuyu nazikçe sorunu nasıl çözmeyi düşündüğünüze yönelterek karşı tarafı sakinleştirmeyi deneyebilirsiniz. Müşterinizin psikolojisinden, ses tonundan etkilenmeden sakin bir şekilde yaklaştığınızda, öfkenin dağıldığını gözlemleyebilirsiniz.<br><strong><em>4) Çözüm Odaklı Olun</em></strong><br>Agresif bir müşteriyle ilgilenirken asıl hedefiniz, onu sakinleştirmeye çalıştıktan sonra sorunlarını çözmek olmalıdır. Müşterinizi neyin mutlu edeceğini bildiğinizi düşünüyorsanız, onlara durumu nasıl düzeltmek istediğinizi söyleyebilirsiniz.<br>Gerekirse geçici çözümler üretebilir ve müşterinizin ihtiyaçlarını karşılamak için hemen yapabileceğiniz bir şey var ise, bunu onlara bildirmelisiniz.<br>Örneğin, &#8220;Çözümümüz işe yaramazsa, sizi nasıl memnun edeceğimizi bilmeyi çok isterim. Eğer bu mümkünse memnuniyetle halledebilirim” diyebilir veya mümkün değilse, müşterinizle ortak bir paydada buluşabilmek adına “Dilerseniz birlikte sizi memnun edebilecek başka bir çözüm üzerinde çalışabiliriz.&#8221; diyerek alternatif sunabileceğinizi belirtebilirsiniz.<br>Sorunu hemen çözemeyeceğinizi farkederseniz müşteriye karşı dürüst olmalısınız. Problemi nasıl ve ne zaman çözeceğiniz ile ilgili detaylı bilgi vermelisiniz.<br>Bazen müşterinin talep ettiği konu, şirket prosedürünüzde olmayan ya da duruma uygun düşmeyen bir konu da olabilir. Eğer müşterinin talep ettiği konu ile ilgili şirket dahilinde bir çözümünüz yoksa, karşı taraf ile ilişkinize zarar vermemek için adına nazikçe bunu açıklamalısınız<br><strong><em>5) Harekete Geçin ve Konuyu Mutlaka Takip Edin</em></strong><br>Müşterinizle bir çözüm üzerinde anlaştıktan sonra, hiç zaman kaybetmeden aksiyon almalısınız. Sorunu çözmek için atacağınız her adımı müşterinize açıklamalı ve konuyu bizzat takip edeceğinizi belirterek karşı tarafı önemsediğinizi vurgulamalısınız.<br>Problem çözüldükten sonra, memnun olduklarından emin olmak için kısa bir zaman sonra müşterinizle tekrar görüşmelisiniz. Eğer mümkünse küçük jestler yapabilir ve süreci daha nazik bir şekilde yönetebilirsiniz.<br>Zor müşterilerle profesyonel bir şekilde ilgilenmek önemlidir. Baskı altındayken zorlu durumları profesyonel bir şekilde nasıl çözeceğinizi ve bu durumun nasıl üstesinden geleceğinizi öğrenmelisiniz. Henüz böyle bir durumu deneyimlememiş olduğunuz için şanslı olabilirsiniz, ancak zor bir müşteriyle karşılaştığınız zaman nasıl bir yol izleyeceğinizi önceden bilmeniz, siz ve temsil ettiğiniz şirket açısından oldukça değerlidir.<br>Unutmayın, zor müşterilerle başa çıkmak zordur, ancak imkansız değildir. Yapabileceğiniz en önemli şey, saygı, sabır ve empati ile müşterinin problemlerini dinleyerek çözüm sunmak ve olumlu müşteri deneyimleri elde edebilmektir.</p>
<p><a href="https://profis.com.tr/zor-musterilerle-iletisim-kurmak/">Zor Müşterilerle İletişim Kurmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://profis.com.tr/zor-musterilerle-iletisim-kurmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanların Çalışmaktan Keyif Aldığı Bir Şirket Kurma Üzerine 8 Ders</title>
		<link>https://profis.com.tr/insanlarin-calismaktan-keyif-aldigi-bir-sirket-kurma-uzerine-8-ders/</link>
					<comments>https://profis.com.tr/insanlarin-calismaktan-keyif-aldigi-bir-sirket-kurma-uzerine-8-ders/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[profis]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2021 13:44:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sanal Ofis Nedir ve Avantajları Nelerdir?]]></category>
		<category><![CDATA[İK]]></category>
		<category><![CDATA[iş hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[netflix]]></category>
		<category><![CDATA[patty mccord]]></category>
		<category><![CDATA[şirket kurma]]></category>
		<category><![CDATA[tedtalks]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://profis.com.tr/?p=1756</guid>

					<description><![CDATA[<p>McCord, zaman içinde öğrendiği birkaç İK dersini TED Konuşmasında eğlenceli bir dille 8 maddede bizlere aktarıyor.Bu maddelerin ana başlıkları şöyle:<br />
Çalışanları, çocuk gibi şekillendirmeye çalışmak yerine onları yetişkin olarak kabul edebilen bir kültürün daha verimli bir yönetim biçimi olduğundan ve böylece insanların fark yaratma isteğinin de kırılmayacağına değiniyor.<br />
“Yani herkesin işe harika bir iş çıkarmak için geldiği varsayımıyla başlarsak, ne elde ettiğinize şaşıracaksınız” diyor.<br />
Ayrıca kontrolcü yönetim sistemini değil, yönetimin asıl görevinin insanları kontrol etmek yerine, onların donanımını ve potansiyellerini gözlemleyerek harika ekipler oluşturması olduğuna inanıyor.</p>
<p><a href="https://profis.com.tr/insanlarin-calismaktan-keyif-aldigi-bir-sirket-kurma-uzerine-8-ders/">İnsanların Çalışmaktan Keyif Aldığı Bir Şirket Kurma Üzerine 8 Ders</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://profis.com.tr/wp-content/uploads/banner-blog-2-1-2-1024x576.png" alt="" class="wp-image-1761" width="761" height="428"/></figure></div>



<span id="more-1756"></span>



<p></p>



<p>Netflix&#8217;in film ve dizi izleme kültürümüzü yeniden şekillendirdiği konusunda hepimiz hemfikirizdir.<br>Patty McCord, Silikon Vadisi&#8217;ne taze ve dinamik fikirler getiren, bunları çalışma şekillerine uygulayan bir İK uzmanı ve danışman. Normlara meydan okumasıyla bilinen McCord, 14 yıl boyunca Netflix&#8217;te görev yaptı ve bu süre zarfında Netflix kültürünün gelişmesinde oldukça aktif bir rol oynadı. McCord Liderliği altında Netflix, çalışanlarına özgürlük ve aynı zamanda sorumluluğa dayalı dinamik bir kültürü ve felsefeyi benimsetmesiyle ön plana çıktı.<br>Bazı çevreler tarafından düşünce ve organizasyon tarzı sert olduğu için eleştirilere maruz kalsa da, özellikle Netflix ve diğer bulunduğu firmalara bu tarzıyla büyük başarılar sağladığı bir gerçek. Çünkü çalışanların özgür bırakılmaları gerektiğini ancak sorumluluk da almalarını savunan bir fikri destekliyor. Bu yaklaşım ile çalışanlar kendilerine sunulan imkanlar rahat olsa da, sıkı çalışmaları gerektiğinin son derece farkında olduklarından bu alanı çok zorlamıyorlar. Hatta McCord, çalışanlarının piyasadaki değerlerini anlamaları açısından zaman zaman farklı iş görüşmelerine bile gitmeleri gerektiğini savunuyor. Tabii, çalışanlara verilen bu özgürlük alanının istismar edilmesi durumunda da kimsenin gözünün yaşına bakmadan onlara kolayca “güle güle” demesiyle de ünlenmiş ve sektörde “Queen of Good Goodbyes &#8211; İyi Vedaların Kraliçesi” olarak biliniyor.<br>Şirketlerin, insanların çalışmaktan keyif aldığı bir çalışma ortamı oluşturarak başarıya ulaşabileceğinin altını çizen Patty McCord, zaman içinde öğrendiği birkaç İK dersini TED Konuşmasında eğlenceli bir dille 8 maddede bizlere aktarıyor.Bu maddelerin ana başlıkları şöyle:<br>Çalışanları, çocuk gibi şekillendirmeye çalışmak yerine onları yetişkin olarak kabul edebilen bir kültürün daha verimli bir yönetim biçimi olduğundan ve böylece insanların fark yaratma isteğinin de kırılmayacağına değiniyor.<br>“Yani herkesin işe harika bir iş çıkarmak için geldiği varsayımıyla başlarsak, ne elde ettiğinize şaşıracaksınız” diyor.<br>Ayrıca kontrolcü yönetim sistemini değil, yönetimin asıl görevinin insanları kontrol etmek yerine, onların donanımını ve potansiyellerini gözlemleyerek harika ekipler oluşturması olduğuna inanıyor.<br>Şirketlerde herkesin yaptığı işi anlaması gerektiğini, herkesin kendi alanında; ancak işbirliği içinde çalışmasının işletmelere çeviklik ve hız katacağından söz ediyor. “Şirketinizdeki herkes işi ve metriklerini anlamalı, neden orada olduklarının bilincinde olmalılar” diye ekliyor.<br>Öte yandan Patty McCord, &#8220;geri bildirim&#8221; kelimesinin üzerine yeniden düşünülmesi gerektiğini savunuyor; “İnsanlara neyi doğru ve neyi yanlış yaptıklarını yılda bir kez aktarmak yerine, bunu yaptıkları anda anlatmak olarak düşünün” diyor. İşverenlerin, insanları teşvik etmek ve çalışmaları için onları takdir etmesi gerektiğini de söylüyor. Patty’e göre çalışanların da şirketin hangi yönleriyle övündüğünü görebilmeleri önemli. İşverenlerin, şirketin değerlerini koruyarak, çalışanlarından ne beklendiğinin bir resmini göstermeleri gerektiğini söylüyor.<br>Son bölümde de nostalji dalgasının şirketleri değişimden alıkoyduğunu ve eskiden beri süre gelen şeylerin şirketleri yorduğunu ve yavaşlattığını vurguluyor.<br>“Her şirketin değişim için heyecan duyması gerekir” diyerek özetliyor: “Dışarısı oldukça heyecan verici bir dünya ve sürekli değişiyor. Onu ne kadar çok benimsersek ve heyecanlanırsak o kadar çok eğleneceğiz”<br>TED Konuşmalarının “The Way We Work” serisi, lider ve yöneticilerin, iş hayatının değişen geleneklerine nasıl uyum sağlayabileceğimize ve gelişebileceğimize dair pratik bilgiler ve konuşmalar paylaştığı video dizisidir. Patty McCord’un da bu seride eğlenceli ve sarkastik bir dille anlattığı “İnsanların Çalışmaktan Keyif Aldığı Bir Şirket Kurma Üzerine 8 Ders” isimli videosunu aşağıda izleyebilirsiniz. Videonun sağ alt bölümündeki ayarlardan türkçe altyazı ile izleyebilirsiniz. </p>



<p>Henüz Türkçe çevisi olmasa da Patty McCord’un kurumsal bürokrasiye meydan okuyarak, milyonların ihtiyacına cevap veren Netflix’e uyguladıkları sıradışı modelde ne kadar yüksek başarı elde ettiklerini ve adından da anlaşılacağı üzere çalışanlara sağlanan özgürlük içerisinde sorumluluk duygusunu da hissetmeleri gereken bir kültürün gücünden bahsettiği “Powerful: Building a Culture of Freedom and Responsibility” isimli kitabına internet üzerinden orijinal dilinde basılı haline ya da sesli kitap versiyonlarına ulaşabilirsiniz.</p>



<figure class="wp-block-embed aligncenter is-type-video is-provider-ted wp-block-embed-ted wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="ast-oembed-container " style="height: 100%;"><iframe title="Patty McCord: 8 lessons on building a company people enjoy working for" src="https://embed.ted.com/talks/patty_mccord_8_lessons_on_building_a_company_people_enjoy_working_for" width="1140" height="642" frameborder="0" scrolling="no" webkitAllowFullScreen mozallowfullscreen allowFullScreen></iframe></div>
</div></figure>
<p><a href="https://profis.com.tr/insanlarin-calismaktan-keyif-aldigi-bir-sirket-kurma-uzerine-8-ders/">İnsanların Çalışmaktan Keyif Aldığı Bir Şirket Kurma Üzerine 8 Ders</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://profis.com.tr/insanlarin-calismaktan-keyif-aldigi-bir-sirket-kurma-uzerine-8-ders/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İş Hayatında Geri Bildirimin Önemi</title>
		<link>https://profis.com.tr/is-hayatinda-geri-bildirimin-onemi/</link>
					<comments>https://profis.com.tr/is-hayatinda-geri-bildirimin-onemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[profis]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2021 10:49:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sanal Ofis Nedir ve Avantajları Nelerdir?]]></category>
		<category><![CDATA[alıcı]]></category>
		<category><![CDATA[geri bildirim]]></category>
		<category><![CDATA[geribildirim]]></category>
		<category><![CDATA[iş hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kod]]></category>
		<category><![CDATA[mesaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://profis.com.tr/?p=1700</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geri bildirimi kod çözücünün (alıcıların) mesaja tepkisinin kodlayıcıya (göndericiye) iletildiği süreç; yani alıcının göndericiye verdiği yanıt olarak tanımlayabiliriz. Geri bildirim iletişim sürecindeki son bileşen ve önemli faktörlerden biridir. İki yönlü iletişimde bel kemiğidir. Alıcı tarafından göndericiye uygun geri bildirim verilirse, gönderici iletişim stratejisini değiştirebilir ve yeniden şekillendirebilir. İnsan ilişkilerinden, kullandığımız makinelere kadar geri bildirimi hayatımızın [&#8230;]</p>
<p><a href="https://profis.com.tr/is-hayatinda-geri-bildirimin-onemi/">İş Hayatında Geri Bildirimin Önemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-spotify wp-block-embed-spotify wp-embed-aspect-21-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="ast-oembed-container " style="height: 100%;"><iframe title="Spotify Embed: İş Hayatında Geri Bildirimin Önemi" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/43ElZvcfA4iMFwYYIIGDdi?si=4f1af3cad5744319&#038;utm_source=oembed"></iframe></div>
</div></figure>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://profis.com.tr/wp-content/uploads/banner-blog-1-1-1-1024x576.png" alt="" class="wp-image-1701" width="829" height="466"/></figure>



<p><br>Geri bildirimi kod çözücünün (alıcıların) mesaja tepkisinin kodlayıcıya (göndericiye) iletildiği süreç; yani alıcının göndericiye verdiği yanıt olarak tanımlayabiliriz. Geri bildirim iletişim sürecindeki son bileşen ve önemli faktörlerden biridir. İki yönlü iletişimde bel kemiğidir. Alıcı tarafından göndericiye uygun geri bildirim verilirse, gönderici iletişim stratejisini değiştirebilir ve yeniden şekillendirebilir. İnsan ilişkilerinden, kullandığımız makinelere kadar geri bildirimi hayatımızın her alanında görebiliriz.</p>



<span id="more-1700"></span>



<p><br>Geri bildirim sanatı toplumumuzda iletişim kurarken “yargılama” ile çok karıştırılır. Geri bildirim, birini yargılamak ya da nasihat vermek değildir. Geri bildirimin neyi iyi yaptıklarını ve neyi yanlış yaptıklarını söylemek anlamına geldiğini düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Geri bildirim bunlardan hiçbiri değildir. Geri bildirim, aslında bir kişisel gelişim aracıdır.<br>İş hayatında geri bildirim, karşıdaki kişiyi demoralize etmeden, yapıcı olmak ve sağlıklı bir ortam yaratmak, üretkenliği ve katılımı artırarak daha iyi sonuçlar elde etmek için kullanıldığında faydalı olacaktır.<br>Geri bildirimde bulunurken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır.<br>Öncelikle geri bildirim özneldir. Cümle “sen” değil, “ben” kullanılarak kurulmalıdır. Çünkü geri bildirimde bulunurken “sen” ifadesi kullanmak karşı tarafta suçlayıcı ve yargılayıcı bir algı yaratabilir. Konuşurken “yapamıyorsun” ve “sanmıyorum” gibi cesaret kıran ve dışlayan olumsuz ifadeler kullanmaktan kaçınılmalıdır. Olumsuz bir durumdan bahsediyor olsak dahi, negatif dilden kaçınmamız gerekir. Bu tür bir dil insanların zihninde tehdit algısı oluşturabilir ve bu noktada savunma devreye girebilir. Bu da, çalışanlarınızın geri bildiriminizi görmezden gelmesine ve dikkate almamasına neden olabilir.<br>Her zaman cesaret verici olmaya çalışmalı, “ama, fakat, ancak” gibi kelimeler kullanmak yerine “belki deneyebilirsin” veya “yapmayı düşündün mü?” gibi ifadeler kullanılmalıdır. Çünkü olumlu bir dil kullanarak yapılan geri bildirim, beyni uyararak kişide yeni öğrenme kanallarının açılmasına olanak sağlar.<br>Sadece “evet” veya “hayır” cevabı alınacak kapalı sorulardan kaçınılmalıdır. Açık uçlu sorular sorarak sohbet ortamı havası yaratmanız karşı tarafın fikrini de önemsiyor olduğunuzu gösterir ve kişiyi yorum yapmaya yönlendirir. “Bu konuda ne düşünüyorsun?” ya da “Bu konuda nasıl bir aksiyon almayı düşünüyorsun?” gibi…<br>Yapıcı geri bildirim, yöneticilerin çalışanlarına sağlayabileceği en iyi şeylerden biridir. Düzgün bir şekilde uygulandığında olumlu davranışı pekiştirebilir, olumsuz performansı düzeltebilir ve ekibinizde bir güven kültürü oluşmasını sağlayabilir.<br>Geri bildirimde bulunurken somut ifadelerle karşı tarafa bilgi aktarmak gerekir. Betimleyici, detay odaklı ve açıklayıcı olmalıdır ki, karşı tarafta değiştirilebilecek hususlar ile ilgili bir netlik oluşabilmesi sağlanmalıdır. Kimse belirsiz geri bildirim almaktan hoşlanmaz. Örneğin, bir çalışana beceriksiz olduğunu söylemek ne yapıcı, ne de etkilidir. Gözlemlediğiniz davranış veya olayla ilgili bazı örnekler ve veriler hazırlamalı; bu durumun sizin, ekibinizin ya da işinizin üzerindeki etkilerini net bir şekilde açıklamalısınız.<br>Karşınızdaki kişinin karakterini değiştirmekten ziyade davranışını değiştirmeye odaklanmalısınız. Kişinin olumlu bir özelliğiyle geri bildirimi pekiştirerek vermek objektif duruş açısından da daha iyi olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken şey, olumlu özelliğinin herhangi bir örnek değil, geri bildirimde bulunacağınız konu ile alakalı olmasıdır. Örneğin bu konu ile alakalı hangi kişisel özelliği öne çıkıyorsa bundan bahsediyor olmanız konuyla ilgili vurguyu artıracaktır. Karşımızdaki kişinin gelişim alanına katkı sağlayacağını belirtmek de iyimser tutumunuzu destekleyecektir. Unutmayın, birinin davranışlarını ve bu doğrultuda performansını değiştirebilirsiniz, ancak karakterini asla…<br>Şirketlerde yapılan periyodik performans görüşmeleri çalışanlar kadar yöneticilerin de gelişim alanlarından biridir. Karşı tarafı üzmemek ya da tam aksine rencide etmek gibi yanlış formatlarda verildiği takdirde dirençle karşılaşılması kaçınılmaz olacağından doğru formatta verilmesi, geri bildirime olumlu bir özellikle başlanması geri bildirimin işe yaramasında daha iyi rol oynayacaktır.<br>Çalışanlarınızın işleri nasıl farklı ve daha iyi şekilde yapabileceğine dair önerilerde bulunmak, çalışanlarınızın gelişmesine yardımcı olacaktır. Yapıcı geri bildirim, insanları her zaman motive eder. Dostça bir yaklaşım çalışanların neyi yanlış yaptıklarını görmelerine yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda bunu bir yargı olarak değil, bir tavsiye olarak kendilerine yapacakları bir yatırım olarak kullanmalarına da olanak sağlar ve iyi bir iş çıkarmak için onları daha da motive eder.<br>Geri bildirim her zaman bir durumu düzeltmek için değil, olumlu durumlarda da motivasyon amaçlı yapılmalıdır. Şirketlerde işler düzgün bir şekilde ilerlediğinde ve olumsuz bir durum olmadığı sürece geri bildirime gerek duyulmaması yapılacak en büyük hatalardan biridir. Yalnızca olumsuz durumlarda yapılan geri bildirim motivasyonu düşürebilir, üretkenliği azaltabilir ve potansiyel olarak çalışanların yeterince takdir edilmediğini veya iş üzerindeki etkilerinden emin olmadıklarını hissetmelerine neden olabilir. Çoğu zaman şirketlerde işler aksamadığı sürece gerekli görülmez, ancak olumlu geri bildirimin de performansı artırıcı birçok faydası vardır. Çalışanların doğru yaptıkları iş ile ilgili geri bildirim alması, daha çok katılım için onları teşvik eder. Performansın belirli bir kalite altına düşmemesine yardımcı olur, yaptığınız işin kalitesini korumanıza ve geliştirmenize de olanak sağlar. Bunun yanı sıra geri bildirime daha açık bir çalışan deneyimi ile karşılaşmanıza yardımcı olur.<br>Öte yandan geri bildirim alırken de dikkat edilmesi gereken noktalar vardır.<br>Öncelikle geri bildirim alırken iyi bir dinleyici olmak ön koşullardan biridir. Geri bildirimde bulunan kişinin sözünü kesmemek, hemen savunmaya geçip gerekçeler sunmamak da oldukça önemlidir. Söz önceliğinin her zaman geri bildirim yapan kişide olduğu unutulmamalıdır. Sakin bir şekilde dinlemeli ve açık değilse bazı konuları örneklendirmesini talep edebilirsiniz.<br>Geri bildirim, birinin sizinle ilgili bir umudu olduğunu gösterir. Geri bildirimde bulunan kişi potansiyelinizin daha yüksek olduğunu düşünüyor olmasa, size geri bildirim vermek için zaman ve çaba harcamaz. Bu yüzden geri bildirimi kişisel performansınız için bir hediye olarak düşünebilirsiniz. Geri bildirimde bulunan kişinin de ileride size verdiği bu hediyeyi nasıl kullandığınızı görmek hoşuna gidebilir. Teşekkür edip gülümseyerek bu konu üzerine düşüneceğinizi belirtmeniz gerekir. Benzer konularda en az iki kişiden aynı konu ile ilgili geri bildirim aldıysanız gerçekten oturup düşünmelisiniz demektir. Geri bildirimler üzerinde düşünüp kendinizi nasıl geliştireceğiniz ile ilgili eylem planları oluşturabilir ve kendiniz de performansınızı gözlemleyebilirsiniz.<br>Özetle, geri bildirim doğru şekilde aktarıldığında ve alındığında, yeni bilgileri daha erken benimsemeye ve tekrar eden hatalardan kaçınmaya yardımcı olarak daha verimli ve daha arkadaşça bir çalışma ortamı yaratmaya yardımcı olur. Geri bildirim, yönetici ve çalışanlar arasında bir “kazan – kazan” deneyimi yaratmalıdır. Yetersiz bir geri bildirimin ise yarardan çok zarar verdiği ve çalışandan şirkete uzanan yelpazede uzun vadeli negatif sonuçlar doğurabileceği unutulmamalıdır. Etkin bir geri bildirim, iletişim donanımlarının en önemli parçasıdır ve doğru şekilde kullanıldığında başarı kaçınılmazdır.</p>
<p><a href="https://profis.com.tr/is-hayatinda-geri-bildirimin-onemi/">İş Hayatında Geri Bildirimin Önemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://profis.com.tr/is-hayatinda-geri-bildirimin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İş Hayatında Etkili İletişimin Önemi</title>
		<link>https://profis.com.tr/blog-is-hayatinda-etkili-iletisimin-onemi/</link>
					<comments>https://profis.com.tr/blog-is-hayatinda-etkili-iletisimin-onemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[profis]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 May 2021 15:19:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sanal Ofis Nedir ve Avantajları Nelerdir?]]></category>
		<category><![CDATA[etkili iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[iletişimde aktif olmak]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[takım ruhu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://profis.com.tr/?p=1688</guid>

					<description><![CDATA[<p>İletişim, vermek istediğiniz mesajı en kısa ve en yalın haliyle karşınızdaki kişiye iletmek olarak tanımlanabilir. Hayatın her alanında olduğu gibi iletişim, iş hayatında da en önemli unsurlardan biridir. Yetkin olunan konuların yanı sıra iletişimde beceri her zaman ön plandadır, çünkü bunları da iletişim becerimiz kuvvetliyse doğru ifade edebiliriz.Tepeden tırnağa iyi bir iletişim kurmak işinizin ahantarıdır. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://profis.com.tr/blog-is-hayatinda-etkili-iletisimin-onemi/">İş Hayatında Etkili İletişimin Önemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-spotify wp-block-embed-spotify wp-embed-aspect-21-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="ast-oembed-container " style="height: 100%;"><iframe title="Spotify Embed: İş Hayatında Etkili İletişimin Önemi" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/6leTk71O1jjpk6o6NMn85Z?si=5c03901289af4632&#038;utm_source=oembed"></iframe></div>
</div></figure>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://profis.com.tr/wp-content/uploads/banner-blog-1-1-1024x576.png" alt="" class="wp-image-1689" width="709" height="399"/></figure></div>



<p><br>İletişim, vermek istediğiniz mesajı en kısa ve en yalın haliyle karşınızdaki kişiye iletmek olarak tanımlanabilir. Hayatın her alanında olduğu gibi iletişim, iş hayatında da en önemli unsurlardan biridir. Yetkin olunan konuların yanı sıra iletişimde beceri her zaman ön plandadır, çünkü bunları da iletişim becerimiz kuvvetliyse doğru ifade edebiliriz.<br>Tepeden tırnağa iyi bir iletişim kurmak işinizin ahantarıdır. İyi iletişim kurmanın bir parçası da &#8220;paylaşılan anlamı&#8221; doğru ifade etmek ve doğru kavramaktır. İster çalışan olun, ister ekip lideri ya da yönetici, etkili iletişimi sağlayabiliyor olmak için nasıl gelişebileceğinizi görmek ve nasıl iletişim kurduğunuzu iyi analiz etmeniz gerekir. Ancak bu şekilde herkesin birlikte çalışabileceği güçlü bir iletişim stratejisi geliştirebilirsiniz.<br>Peki, etkili iletişim donelerini kullanarak iş hayatımızı daha verimli hale nasıl getirebiliriz?</p>



<span id="more-1688"></span>



<p><br><strong><em>Öncelikle Kısa ve Öz Konuşun</em></strong><br>Başarılı yöneticilerin hayatlarına baktığınızda zamanlarının çok kıymetli olduğunu görürsünüz. İş hayatında geride kalmamak ve başarıyı yakalamak için genelde zamanla yarışarak çalışırız. Detaylarda boğulmak, lafı dolandırmak profesyonel görünmez ve karşı taraf sizi dinlerken almak istediği mesajı konuşmalarınız arasından seçmek zorunda kalır. Bu yanlış anlaşılmalara da neden olacaktır. İletişiminizi kısa ve öz tutmaya özen göstermek her zaman işinize yarayacak ve size zaman kazandıracaktır.</p>



<p><br><strong><em>İletişim Sadece Konuşabiliyor Olmak Değildir</em></strong><br>Konuşabiliyor olmak her zaman doğru iletişim becerilerine sahip olduğumuz anlamına gelmiyor. Öncelikle güçlü bir hitabet, nezaket dilimiz, konuşurken yaptığımız tonlamalar, jestlerimiz, mimiklerimiz vereceğimiz mesajı her zaman daha iyi vurgular. Bunları doğru şekilde ve doğru yerde kullanmak iletişimimizi büyük oranda güçlendirecektir. Güzel konuşmak ve kendimizi iyi ifade etmek en güzel kartvizitimizdir. İletişimi iyi kullanabilen insanların, yetkinliklerini de daha doğru aktarabildiklerini rahatlıkla gözlemleyebilirsiniz.</p>



<p><br><strong><em>Dinlemenin Önemi</em></strong><br>Toplumumuzda iletişim ile ilgili en büyük sıkıntılardan biri, karşı tarafı dinlememe ya da sadece cevap verme sırası gelsin diye söyleneni önemsememektir. Karşı taraf konuşurken araya girmek ve cümlesini bitirmesine engel olmak yapılacak en kaba davranışlardan biridir. Sıklıkla bu kısım atlansa da, başkalarını dinlemek muhtemelen sahip olabileceğiniz en önemli iletişim becerisidir.<br>Cisco’dan Alex Goryachev&#8217;in Forbes&#8217;ta yazdığı gibi: “İnsanlar anlamak yerine çoğunlukla yanıt vermek için dinliyorlar. Dijitalleşme, hayatta kalmak ve dünyanın dört bir yanındaki girişimler, ortaklar ve müşterilerle işbirliği stratejileri geliştirmek için ekosistemin ve insanların aktif olarak dinlenmesi gerekir.”<br>Öncelikle karşı tarafı dinlerken daha yerinde cevaplar verebilmek için mutlaka sabırlı olmalısınız. Karşı taraf konuşmasını bitirdiğinde fikrinizi daha net belirtme fırsatına sahip olacaksınız. Çünkü insanlar dinlendiklerini fark ettiklerinde, daha değerli hisseder ve daha işbirlikçi bir kültür yaratırlar. Ayrıca bu, bir çalışanın bakış açısından bir görevle ilgili sorunu veya endişeyi anlama şansı da verir. Çalışan bağlılığı ve buna paralel olarak iş ile ilgili motivasyon da bu şekilde artar. Daha iyi dinledikçe, daha iyi cevaplar alacağınızı unutmayın.</p>



<p class="has-black-color has-text-color"><strong><em>İletişimde Aktif Olun</em></strong><br>Kalabalık görüşmelerde ya da toplantılarda sessiz kalmak ve fikir beyan etmemek garantici bir tavır gibi görünse de, kendinizi ifade etmiyor oluşunuz iletişiminizi ve karşı tarafa verdiğiniz güveni olumsuz yönde etkileyecektir. Özellikle ekip olmak çok ses ve renk içeren bir durumdur, dolayısıyla sadece ekipteki arkadaşlarınızın fikirleri ile ilerleyeceğinizi düşünmeniz yanıltıcı olabilir. Paylaşım önemlidir ve kimse geride durup fikrini beyan etmeyen biriyle çalışmak ya da iş yapmak istemez. Paylaşmaktan korkmayın.<br>Zayıf iletişim, verimliliğin yanı sıra genel iş kalitesini de olumsuz etkiler. İletişim açık bir şekilde sağlanmadığında, hataların olması kaçınılmazdır. Bir çalışma arkadaşınızla iyi iletişim kurmadığınız bir zamanı düşünün. Muhtemelen bu durum zaman, çaba veya kaynak israfına neden olur. Bu nedenle, etkili bir şekilde iletişim kurmayan kişilerle çalışıyorsanız, işinizi başarıyla tamamlamak için ihtiyacınız olan bilgilerle ilgili doğru soruları sorduğunuzdan ve açıklayabildiğinizden emin olun. Bu zaman ve emek kaybının yüksek oranda önüne geçecektir.<br>Karşınızdaki kişinin söylediklerinizi anladığını varsaymayın, emin olun. Aynı şekilde, bir konuda netliğe ihtiyacınız varsa konuşmaktan korkmayın. Soru sormak, belirli durumları daha iyi anlamanıza yardımcı olabilir ve karşı tarafı her zaman emin olmadığı konuları sormaya teşvik etmelisiniz. Bu hataları da en aza indirgemeye yardımcı olacaktır. Bazen iki kez kontrol edilmesi gereken basit bir soru, hataların olmasını önleyebilir.<br><strong><em>Açık Fikirli Olun</em></strong><br>Açık fikirlilik, sahip olunması gereken bir başka iletişim becerisidir. Önyargılı fikirlerden bağımsız bir sohbete girmenize olanak sağlar ve konuşan kişiye fikirlerini rahatça açıklama güveni verir.<br>Örneğin, konuyu hızlı bir şekilde kapatan bir yönetici ya da liderseniz, çalışanlar size fikirlerini söyleme eğiliminde olmayacaktır. Bu nedenle konuşmalarınızın verimi büyük ölçüde azalacaktır. Açık fikirli kalarak, sabırlı olup karşı tarafla diyaloğunuzda istekli olursanız sonunda alacağınız verim sizi şaşırtabilir.<br>Çalışanlar reddedilme korkusuyla düşüncelerini ve fikirlerini iletmekten korkuyorlarsa, kariyerlerinde durgun hale gelmeleri ve yalnızca asgari düzeyde katkıda bulunmaları muhtemeldir. Ancak, yöneticiler ve personel arasında açık bir iletişim olursa, bu çalışanların daha yaratıcı ve yenilikçi olmalarına teşvik sağlayacak ve yeni fikirlerin de ortaya konmasına katkıda bulunacaktır.<br><strong><em>Takım Ruhunuzu Etkili İletişimle Güçlendirin</em></strong><br>Dürüst ve etkili iletişim, güçlü bir ekip oluşturabilir. Çalışanlar birbirlerine danıştıklarında, diğer fikirleri dikkate aldıklarında ve ilerlemelerini tartıştıklarında, işbirliği yapmak için katılımcı olmaya istek duyacak ve daha hızlı ilerleyeceklerdir. Bunun sonucunda işler daha keyifli hale gelecek ve takım arkadaşlarını hayal kırıklığına uğratmamak için herkes iyi performans göstermeye istekli olacaktır. Etkili iletişim, tüm ekipleri dinamik tutarak çalışanların iş hayatında kendilerini yararlı hissetmelerini sağlar.<br><strong><em>İletişim Büyümenize ve Size Olanak Sağlar</em></strong><br>Etkili iletişim, kariyerinizle paralel giden işinizin büyümesine de katkıda bulunur. İş akışının sorunsuz bir şekilde ilerlemesini sağlamak için belirsizlikleri ortadan kaldırır, karşılıklı ve sağlıklı bir alışverişin sonucunda sürecinizi hızlandırır. Her büyüme sağlam bir iletişim ile mümkün olabileceği gerçeğine dayanır.<br>Sonuç olarak, etkili iletişim iş hayatında size açılacak kapıların hepsine uyum sağlayacak sihirli bir anahtardır; satış, müşteri ilişkileri, ekip geliştirme, şirket kültürü, çalışan bağlılığı ve katılımı ve yenilikçi düşüncenin ayrılmaz bir parçasıdır. İş hayatında iletişimi geliştirmek için yeni ve etkili alışkanlıklar yaratmanın sizinle başladığını ve bizler varolduğumuz sürece devam edecek olan sözlü ya da yazılı iletişimin, etkili bir şekilde yapıldığında insanın her kapıyı açabildiğini unutmayın.</p>
<p><a href="https://profis.com.tr/blog-is-hayatinda-etkili-iletisimin-onemi/">İş Hayatında Etkili İletişimin Önemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://profis.com.tr/blog-is-hayatinda-etkili-iletisimin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suyun Felsefesinden Mütevazilik ve Diğer Dersler (TED Konuşması)</title>
		<link>https://profis.com.tr/blog-suyun-felsefesinden-mutevazilik-ve-diger-dersler-ted-konusmasi/</link>
					<comments>https://profis.com.tr/blog-suyun-felsefesinden-mutevazilik-ve-diger-dersler-ted-konusmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[profis]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Apr 2021 12:04:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sanal Ofis Nedir ve Avantajları Nelerdir?]]></category>
		<category><![CDATA[çin felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[lao tzu]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[suyun felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[tao te ching]]></category>
		<category><![CDATA[tedtalks]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://profis.com.tr/?p=1677</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşadığımız çağda her şey çok hızlı ilerliyor. Bizler de bu hıza yetişmeye çalışıyoruz. Stress, mutsuzluk ve sıkışıp kalmış hissetme duyguları toplum içinde hızla çoğalıyor. Özellikle son bir yıldır yaşadığımız pandeminin de buna etkisi oldukça fazla. Yıllardır modern çağ insanları olarak hem her şeye ayak uydurup hem de iç dünyamızı dengede tutabileceğimiz yollar arıyoruz. Wastpac Bilgi [&#8230;]</p>
<p><a href="https://profis.com.tr/blog-suyun-felsefesinden-mutevazilik-ve-diger-dersler-ted-konusmasi/">Suyun Felsefesinden Mütevazilik ve Diğer Dersler (TED Konuşması)</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://profis.com.tr/wp-content/uploads/banner-blog-2-1-1-1024x576.png" alt="" class="wp-image-1682" width="712" height="397"/></figure></div>



<p>Yaşadığımız çağda her şey çok hızlı ilerliyor. Bizler de bu hıza yetişmeye çalışıyoruz. Stress, mutsuzluk ve sıkışıp kalmış hissetme duyguları toplum içinde hızla çoğalıyor. Özellikle son bir yıldır yaşadığımız pandeminin de buna etkisi oldukça fazla. </p>



<span id="more-1677"></span>



<p><br>Yıllardır modern çağ insanları olarak hem her şeye ayak uydurup hem de iç dünyamızı dengede tutabileceğimiz yollar arıyoruz. Wastpac Bilgi Teknolojileri uzmanı Raymond Tang, sürekli değişen dünyada tatmini nasıl buluruz sorusuna cevap ararken karşısına bir felsefe çıkıyor. 2600 yıl önce Lao Tzu tarafından yazılmış, Çin Felsefesi klasiklerinden olan ve günümüze ulaşan en eski orjinal metinlerden “Tao Te Ching” isimli başyapıtta bulunan bir pasajdan esinlenerek bu olumsuz duygularla nasıl baş ettiğini bizimle paylaşıyor.<br>Şimdi sizi arkanıza yaslanıp düşünmenizi sağlayacak olan Raymond Tang’in hayatımızın özü olan suyun felfesesinden öğrendiği alçakgönüllülük, uyum ve açıklık duyguları ile ilgili aşağıdaki Ted konuşmasını izlemeye ve biraz rahatlamaya davet ediyoruz.<br>Videonun sağ alt bölümündeki ayarlardan türkçe altyazı ile izleyebilirsiniz.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-ted wp-block-embed-ted wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="ast-oembed-container " style="height: 100%;"><iframe title="Raymond Tang: Be humble -- and other lessons from the philosophy of water" src="https://embed.ted.com/talks/raymond_tang_be_humble_and_other_lessons_from_the_philosophy_of_water" width="1140" height="642" frameborder="0" scrolling="no" webkitAllowFullScreen mozallowfullscreen allowFullScreen></iframe></div>
</div></figure>



<p>Ayrıca her kitaplıkta bulunması gereken “Tao Te Ching” isimli eseri satın almak isterseniz aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.</p>



<p><a href="https://www.iskultur.com.tr/tao-te-ching.aspx">Tao Te Ching &#8211; Lao Tzu</a></p>



<p>“Doğa acele etmez, ancak yine de her şey başarıya ulaşır.”</p>



<p>İyi seyirler.</p>
<p><a href="https://profis.com.tr/blog-suyun-felsefesinden-mutevazilik-ve-diger-dersler-ted-konusmasi/">Suyun Felsefesinden Mütevazilik ve Diğer Dersler (TED Konuşması)</a> yazısı ilk önce <a href="https://profis.com.tr">PrOfis</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://profis.com.tr/blog-suyun-felsefesinden-mutevazilik-ve-diger-dersler-ted-konusmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
